25 Eylül 2012 Haber Yayın Tarihi:

‘Bir çekiçle beş evlat büyüttüm’

53 yıllık ayakkabı ustası Rıfat Köse, 14 yaşında başladığı mesleğinin Çorum’daki son temsilcilerinden. Hazır imalat ayakkabı üretimine devan eden ve her türlü modeli büyük bir ustalıkla hayata geçiren 67 yaşındaki Rıfat Köse, “Bir çekiçle 5 evlat büyüttüm.” dediği mesleğini ilk günü heyecanıyla 53 yıldır devam ettirdiğini, gelişen seri üretim karşısında yok olmaya yüz tutan mesleğinin az da olsa özel müşterileri bulunduğunu söylüyor. Ayak sağlığına önem veren ve işin bilincinde olan insanların yanı sıra, ortopedik olarak ayak yapısı farklı olan insanların da hazır imalatı tercih ettiğini anlatan emektar usta, en büyük sıhhatin ayaktan başladığını, buna rağmen yokluktan gelen Anadolu insanının en çok ihmal ettiği konunun ise yine ayak sağlığı olduğu gerçeğini ifade ediyor.
Model çeşidinde sınır yok
Karakeçili Camii civarında bulunan Mazlumoğlu Sokak 5/C adresinde hizmet veren emektar ayakkabıcı Rıfat Köse, piyasada moda olan tiplerden tutunda, her türlü özel modele kadar yapamayacağı ayakkabı olmadığını söylüyor.
“Ekonomik anlamda hazır ayakkabıcılık sektörü, artık ömrünü tamamladı, fakat bu durum ustalığımızın da kaybolup gittiği anlamına gelmez. Allah’ın izniyle yapamayacağım model yok.” sözleriyle severek yaptığı mesleğindeki ustalığına da toz kondurmuyor.
Hazır ayakkabıcılık konusunda, toplumun genel kesiminde yanlış ön yargılar bulunduğunu anlatan Köse, hazır ayakkabıcılık denilince, kaba saba ayakkabıların akla geldiğini, demode olmuş modellerin üretildiğinin zannedildiğini belirterek, “Bu değerlendirme yanlış bir değerlendirmedir. Zira dükkanımız eski, mesleğimiz artık yok olma aşamasında olsa bile, yıllarımızı verdiğimiz meslekteki ustalığımız, nefesimiz var oldukça bizimle birlikte gidecek. Tabi ki yaşlı bir insanın tercih ettiği modelle, genç bir insanın tercih edeceği model arasında fark olacak. Müşteri hangi modelde ve hangi özellikte ayakkabı istiyorsa, bizim tezgahımızdan o ayakkabı bir iki gün içinde yapılır ve müşteriye sunulur.” dedi.
Çırak olarak mesleğe ilk adımını attığında kendisine ayakkabı olmak isteyip istemediği sorulmamış ancak buna rağmen babası başta olmak üzere, kendisine bu mesleğe yönlendirenlere dua ediyor.
Yarım asrı geçen meslek hayatına ilk işyerini açarken, ustasının hediye ettiği bir çekiç ve bir örsle işe başlamış. 5 çocuk babası olduğunu anlatan Rıfat Köse, “Bir çekiçle 5 evlat büyüttüm.” sözüyle özetlediği meslek hayatında, ustalığı ve bilek gücü ile geçimini sağlayan ve bugününe şükreden bir emektar.
Emekliye ayrılıp esnaflığı bırakan eski meslektaşlarının da uğrak yeri olan bu dükkan, ismini değişik bir ayakkabı modeli olan Sabo’dan almış. Sabo Kundura ismiyle ağırlıklı olarak özel ayakkabı imalatı yapılan bu dükkanda, günün taleplerine göre ayakkabı tamiri de yapılıyor.
Birinci sınıf malzemenin kullanıldığı bu işyerinde, ustamızı ayakkabı imalatı yaparken bulduk ve sohbetimiz süresince de keyifle yapılanları izleme imkanı bulduk.
Tezgah üzerinde farklı kalıplara geçirilmiş ve üzeri çivilerle tutturulmuş ayakkabıların ustamızın elinden çıktığını anladık fakat, duvarda asılı duran ayakkabıların toptancıdan getirilmiş seri üretim ayakkabılar olduğunu yanlışlığına düşmenin mahcubiyetini yaşadık.
Model, renk ve görünümleriyle bir ustanın elinden çıkabileceğini düşünmeden, “Toptancıdan ayakkabı da alıp satıyor musunuz?” sorusu ağzımızdan kaçıverdi.
Hazır imalat ayakkabı ile toplumda bilinen yanlışın bizim tarafımızdan da dile getirilmesine kızmayıp, bilakis bizi aydınlatan Rıfat Köse, “Bunlar ne ki, biz de daha ne modeller var” tarzındaki bakışı ve hoşgörülü anlatımıyla, ustamızın gerçekten de işinin ehli olduğuna bir kez daha kanaat getirdik.
‘En büyük sıhhat ayaktan başlar’
Yıllarca çarık kullanan Anadolu insanının, ayak sağlığını hep ikinci hatta daha da geri planlara attığını anlatan Rıfat Köse, insan vücudunun sıhhat kaynağının ayak olduğunu hatırlatarak, “Bunu bir ayakkabı ustası olarak ben söyleyince, insanlar bu sözü kendi faydamı düşünerek söylediğimi varsayıyor. Halbuki bu bilimsel olarak ortaya konmuş bir gerçektir.” hatırlatması yapıyor.
Piyasada bulunan seri üretim ayakkabıların ucuz olmasına karşın, görünüm olarak insanların hoşuna gittiğini, ancak kısa sürede deforme olan yapısı nedeniyle insanların ilerleyen yaşlarda daha çok fark edeceği rahatsızlıkların davetçisi olduğunu dile getiren Rıfat Köse, “Ismarlama ayakkabı yaptıranlar, ya sağlığının kıymetini iyi biliyor ya da vaktinde akıl etmediği zararı yeni yeni görmeye başladığı için gözü açılan kişiler oluyor. Geçenlerde bir müşterim tamir için ayakkabı getirdi, adam neredeyse trilyoner, ayakkabıya baktım inanın 10-15 liralık ayakkabı. Ben tamir etme lüzumu bile duymadım, 10 liralık ayakkabıya 10 lira tamir parası isteyecek değilim ya. Yani diyeceğim şu ki, insanlar bu konuda sağlıklarını ön planda tutmalı, benim için değil bu kendilerini için lazım olan bir mesele.” diyerek, mesleği ve mesleğinin özellikleriyle ilgili olarak da bizlere adeta ders veriyor.

Düşünceni söyle, yorum yaz...