8 Eylül 2021 Haber Yayın Tarihi:

Müteahhitler Bile İsyanda: İnşaat Sektörü Durma Noktasına Geldi

Ak Parti’nin uzun yıllardır koruduğu ve kolladığı inşaat sektörünün uygulamacısı müteahhitlerin faaliyetlerini durdurma kararı, Ak Parti iktidarının artık en yakınlarına bile faydası kalmadığını ortaya koymaktadır.

Gelecek Partisi olarak; iktidarı sürdürülemez yanlış ekonomi politikalarına ilişkin defalarca uyarmış, Covid-19 Türkiye’de ilk görüldüğü gün bu küresel salgının ekonomik etkilerini azaltmak için neler yapılması gerektiğini paylaşmıştık. Hükümet ise “ne yapılmaması gerekirse” onu yapmıştır. Faizleri suni olarak baskılamış, döviz rezervlerini eritmiş, kredi balonu yaratmıştır. Kredi ihtiyacı olmayan ucuz krediye hücum ederken, devletin hibe vermesi gerekenler ortada bırakılmış, az miktar kredi alabilenler de ödeme günü gelince de %25 faizle baş başa bırakılmıştır.

Bugün geldiğimiz noktada, ekonominin ve istihdamın temel dinamiklerinden olan inşaat sektörü, 2018 yılında yaşanan küresel ekonomik bunalım döneminde başlayıp, Covid-19 salgın süreci ile hızla artan bir kriz ile karşılaşmıştır. Beceriksiz ekonomi yönetimi nedeniyle dünyada hammadde fiyatları artarken, Türk Lirasının aşırı değer kaybı üstüne eklenince, dünyada bu hammadde krizinden yerel para cinsi olarak en çok etkilenen ülke Türkiye olmuştur.

Bu nedenle inşaat yatırımları durma noktasına getirmiştir. Türk Lirasında rekor değer kaybı ve dünya 13.sü haline yükselen enflasyonumuz nedeniyle inşaat malzemelerinde %100-200’ü aşan fiyat artışı sektörün mali yapısı ve ödeme kapasitesinde olumsuz etki yaratmıştır.

Liyakati ortadan kaldırıp, Türkiye’yi AK NEPOTİZM yönetim anlayışının emrine tayin eden bir siyasi oligarşi sınıfı olan Cumhur İttifakı en çok koruyup sahip çıktığı inşaat sektörünü bile durma noktasına getirmiştir.

İnşaat demiri, çimento, hazır beton, kereste, sac, bakır, boya gibi en temel inşaat malzemesi fiyatlarındaki yüksek artışlar, sektörde önemli oranda borçlanmalara ve vade uzamasına sebebiyet vermiş, başta konut olmak üzere inşaat sektöründe faaliyet gösteren firmalar iflas erteleme noktasına gelmişlerdir.

Çimento şirketlerinin %200’e varan artışları, inşaat sektörüne bağlı yaklaşık 250 farklı alt sektöre de ciddi zarar vermektedir. Çimento malzemesinin ithalat girdisi hemen hemen hiç olmamasına rağmen Türk Lirasındaki değer kaybı nedeniyle ihracatı zor olan bu sektör bile ihracata çalışır hale gelmiştir. Demir, çimento ve hazır beton vb. inşaat maliyet kalemlerine gelen zamlardan sonra ekonominin ve istihdamın temel dinamiklerinden olan inşaat sektörü durma noktasına gelmiştir.

Maalesef birçok sektöre iş sağlayan ve istihdam sağlayan inşaat sektörü, İktidarın kurumsal kimliğinin beton sevdası ve birkaç müteahhitle özdeşleşmiş olması nedeniyle kamuoyunda itibarını yitirmiş durumdadır. Sektörün haklı talepleri bile kamuoyu tarafından dikkate alınmamakta, samimi görülmemektedir. İşini dürüstçe yapan inşaat sektörü işverenleri ve çalışanlarının eski itibarlarına dönmelerinin tek yolu Cumhur ittifakı hükümetinin ülke yönetiminden bir an önce uzaklaşmasıdır.

İnşaat sektörünün kısa vadeli, geçici ve günü kurtarıcı politikalara değil, ekonominin bütününü kapsayacak ve Türkiye’nin itibarını geri sağlayacak akılcı ve gerçekçi politikalara ihtiyacı vardır. Bu politikalar ise GELECEK Partisi iktidarında hayata geçecektir.

Düşünceni söyle, yorum yaz...