28 Şubat 2021 Haber Yayın Tarihi:

YETKİLİLER UYUYUNCA ÇOMAR’DA TALAN BAŞLADI!

Kıyı koruma kanunu hiçe sayıldı, Çomar Barajının etrafını oluşturan binlerce dönüm bademlikler söküldü yerine beyzadeler bağ evleri ve fidelik yapmaya başladı hiçbir kurum ve kuruluştan ses çıkmadı.

Önceki gün 0535 482 04 99 nolu Wattshap hattımıza gelen bir ihbarı değerlendirerek Çomar Barajı kıyılarında yaptığımız inceleme sonrasında binlerce dönüm bademliklerin nasıl yok edilip yerlerine evler yapıldığını ve tel örgüler çekilerek devlet arazilerinde yapılan TALAN’a gözlerimizle şahit olduk. Yaptığımız inceleme ve araştırmalar sonrasında talana adı karışanların kimisi emekli polis, kimisi iktidar partisinin yetkilisi kimisi ise Çorumun tanınmış iş adamlarından oluşuyor. Binlerce dönüm bademlikleri yok ederek kendilerine rant sağlarlarken gerek denetlemeden sorumlu merciler gerekse şehri yönetenlerin sessiz kalmasına bir anlam vermek ise mümkün değil. Yetkili mercilerin bir anönce bu yerlere gerekli yasal işlemler yapacağını ümit ediyor ve konunun takipçisi olacağımızı kamuoyuna ilan ediyoruz.

KIYI KORUMA KANUNU AÇIK

Kiralanması ve satılması yasaklanan yerlerin bazı vatandaşlar tarafından istila yapılarak talana varan işgal yerlerinin kamuya ait olması ise insanın yüreğini sızlatıyor. Çorum Çomar barajı etrafını oluşturan ve bir kısmı devlet hazinesine bir kısmı ise orman bakanlığına ait yerlerin bağ evi yapmak suretiyle vatandaşlarca izinsiz bir şekilde işgal edilmesine kanun ve yasalar dur demesine rağmen denetlemesi zorunlu olan kurum ve kurumlarca göz yumulduğu ortaya çıktı. Çomar Barajını besleyen yer altı ve yer üstü sularının yasalara aykırı bir şekilde kullanılmasına kim ya da kimler göz yumuyor.

Kanun açık. Koruma görevlileri ve kurumları aleni belirtilmişken neden talana göz yumuldu? Ve yumulmaya devam ediyor?

Madde 19- Kıyılarda, doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan alanlarda ve sahil şeritlerindeki uygulamalar ve bunların kontrolü, belediye ve mücavir alan sınırları içinde belediyeler, bu alanlar dışında valiliklerce yürütülür.

İlgili Bakanlıkların teftiş ve kontrol yetkileri saklıdır. Yapılan işlemlerden Bakanlığa bilgi verilir.

Kanun kapsamında kalan alanlar belediye veya valiliklerce imar mevzuatına aykırı yapılanmaların önlenmesi amacıyla sürekli denetim altında tutulur. Bu amaçla gerekli tüm önlemler valilik ve belediyelerce alınır.

İmar Mevzuatına Aykırı Yapı

Madde 20- Kıyılarda, doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan alanlarda ve sahil şeritlerinde k

Kanun, plan ve bu Yönetmelik hükümlerine uyulmadan, ruhsatsız, ruhsat ve eklerine aykırı yapı yapılması halinde, 3194 sayılı İmar Kanununun 32 nci maddesi hükümleri uyarınca, aynı Kanunda belirlenen yasal süreler içinde (Ek ibare:RG-24/10/2020-31284) belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde belediyesince, dışında il özel idaresince gerekli işlem yapılır.

Ceza

Madde 21- (Mülga:RG-25/3/2011-27885)

Madde 22 — Valilikler bu Yönetmeliğin uygulanmasını (Değişik ibare:RG-26/7/2014-29072) çevre ve şehircilik il müdürlükleri kanalıyla yürütür.

Öte yandan Kıyı Kanunu 15 maddesinde belirtildiği gibi bir uygulama var ise vatandaşlara konu hakkında bilgilendirme neden yapılmadığı ise merak konusu. 15. Madde aynen şu şekilde;

Madde 15 – (Başlığı ile Birlikte Değişik:RG-24/10/2020-31284)

Kıyıda, doldurma ve kurutma yoluyla kazanılan araziler üzerinde yapılacak olan ve bu Yönetmeliğin 13 üncü maddesi ile 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde sayılan yapı ve tesislere yapı ruhsatı verilebilmesi için Bakanlıktan gerekli iznin alınması zorunludur.

Bakanlıkça bu iznin verilebilmesi için yatırımcı kişi veya kuruluşça yatırıma ilişkin;

– Onaylı uygulama imar planının,

– Dolgu veya kurutma alanına ait uygulama projesinin ilgili idare tarafından onaylandığına dair yazının,

– 2634 sayılı Turizm Teşvik Kanununa tabi alanlarda yer alan yapılar için Kültür ve Turizm Bakanlığından alınacak yatırım belgesinin,

Bakanlığa verilmesi şarttır.

Yapı ruhsatı verilmesi için Bakanlıkça kiralama, irtifak hakkı tesisi, kullanma izni veya tahsis işleminin yapılmış olması şarttır. Bu belgeler tapu yerine geçecek belgeler olarak kabul edilir. İnşaat ruhsatı işlemleri 3194 sayılı İmar Kanununun ilgili hükümlerine göre yürütülür. 

Belediye bu yerlere imar izni verdimi? Verdi ise hangi yasanın hangi maddesine dayandırdı? Şayet izin ve ruhsat verilmedi ise neden denetimler yeteri kadar yapılmıyor? Kıyılar ve kamu arazilerinde tüm vatandaşların haklarının gözetilmesi gerekmez mi? Şayet yetki Belediyede değil il valiliğinde ise bu yerlerin talanından neden haberi yok? Buraları istila edenler hatırlı kişiler mi? Bu kişilerin iktidarla yakınlıkları ne derecededir? Bu yerlere yaptırım uygulanmaması için bir yerlerden baskı var mıdır? Şayet siyasi baskı yoksa bu insanlar kendilerinde istila ve talan etme cesaretini nasıl buluyorlar?

Düşünceni söyle, yorum yaz...