7 Şubat 2021 Haber Yayın Tarihi:

AKİT’İN MÜDÜRÜNÜ ÖRNEK ALINCA HEDEF TAHTASINA KONULDU!

YILDIZ,’’HADDİNİ BİL MÜDÜR ‘’

Çorum Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı’nın  FACE hesabından Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eylemlerle ilgili yaptığı paylaşımına tepkiler çığ gibi büyüyor. Daha önce Dodurga Belediye Başkanı ile girdiği dalaşmayla basının gündemine gelen Orhan Sarı şimdi de siyasi partileri dalaşma listesine koydu.

Çorum İyi Parti Merkez İlçe Başkanı Erkan Yıldız, Tarım ve Orman İl Müdürü Orhan Sarı’nın Boğaziçi Üniversitesi’ndeki eylemlerle ilgili yaptığı paylaşımında İyi Parti’nin ‘’İP’’ olarak paylaşılmasını sert bir dille eleştirerek,‘’ Haddini bileceksin, Paylaştığın yazıda partimizin adını İP diye Zikretmişsin. Sana ipin ne olduğunu anlatayım. İp duvarı hizada, iti yuvada tutar’’ dedi.

Yıldız Sosyal Medya hesabından şu yazıyı paylaştı;

‘’Sayın Orhan sarı

Görünen o ki tarım işlerini bırakmışsın siyasete soyunmuşsun
Siyaset yapmak istiyorsan eger bulunduğun konumdan istifa et ve siyasete soyun İYİ parti yi hdp ile yanyana zikretmek senin haddinemi
Konumuna ve makamına saygın olsun biraz

Paylaştığın yazıda partimizin adını İP diye Zikretmişsin
Sana ipin ne olduğunu anlatayım ip duvarı hizada iti yuvada tutar

Köylünün Tarım sorunlarını çözdün sırada partimize dil uzatmaya geldi

İYİ Parti Çorum teşkilatı olarak seni kınıyoruz.

İyi Parti Çorum Merkez İlçe Başkanı Erkan Yıldız’’

Orhan Sarı

Dün, 13:09  · 

Cumhurbaşkanımız, Prof. Dr. Melih Bulu’yu rektör olarak atamasaydı, biz hâlâ Boğaziçi’nin sadece bir üniversite olduğunu, Boğaziçi’ni yönetmenin de herhangi bir üniversitemizi yönetmekten ibaret olduğunu düşünecektik.

Hoş ben Boğaziçi’nin de, Bilgi’nin de, Galatasaray’ın da sadece bir üniversite olmadığını çok iyi biliyorum ama toplumun tamamının da bilmesi lazım.

Melih Bey’in atanmasıyla kopardıkları kıyamet, kendilerinin de deşifre olmasına neden oldu.

Ne kadar Gezici, PKK yandaşı, Soros’çu, Karanlık Odacı varsa bir araya geldiler.

CHP’si, HDP’si, İP’i ve hatta DEVA’sı meselenin rektörlük seçimi olmadığını ortaya koydu.

Başkan Erdoğan sadece bir rektör ataması yapmamış ki, meğerse arı kovanına çomak sokmuş…

Meğerse ayının inine girilmiş..

Eylemlerin organizatörlerinden Cem Say’ın ifadesiyle, Boğaziçi’nde öyle bir düzen kurmuşlar ki, “kitabına uydurup rektör” seçiyorlar, dışarıdan da kimseyi sisteme dahil etmiyorlarmış.

Bütün tezgah bozuldu tabi..

Eski Türkiye’de, gelecek 10 yılın komuta kademesini belirlerler, hatta ataması gerçekleşmeden tebrik kartları basılırdı.

Boğaziçi’nde de aynısını yapıyorlarmış, adına da seçim diyorlarmış.

“Nasıl olsa rektör bizden” deyip pervasızca hareket ediyorlarmış..

Birkaçından bahsedeyim de, LGBT’lilerin arkasına saklanıp ne dolaplar çevirdiklerini görün..

Kaynağımla sohbet ediyorduk,“Yıllardır Boğaziçi’ndesin, anlat hocam” dedim..

Başladı anlatmaya: “Melih Bey gelir gelmez önüne bir zam listesi koydular, ‘Al bunu imzala’ dediler.

Yahu bahçede bana arkanızı dönüyorsunuz, ‘Bizim rektörümüz değilsin’ diyorsunuz, şimdi liste getirip, ‘İstifa et’ dediğiniz adamdan zam istiyorsunuz’ demedi. Kurumsal işleyişi ön planda tutup listeyi incelemeye başladı. Maaşları görünce dili uçukladı.

Liste evlere şenlik. ‘Açız’ diyenlerin foyası ortaya çıktı..

5 yıldır üniversitede çalışan bir öğretim görevlisine toplamda mesaisi, ek göstergesi, cartı curtu ile birlikte 1 ayda 24 bin TL para vermişler.

Biz bunların rektörü protesto için arkalarını döndüğünü sanıyorduk ama meğerse millete yüzlerini dönmeye cesaretleri olmadığı için arkalarını dönüyorlarmış.”

Vallahi aynen böyle anlatıyor.

Mesela bir örnek daha veriyor kaynağım..

Üniversitenin faaliyetlerde kullandığı kitapların neredeyse tamamı dışarıdan alınıyormuş.

Yahu bünyesinde bu kadar akademisyen barındıran bir kurum, kendi kitabını yayınlayıp basabilecekken, dışarıda basit bir yayınevinden çıkan kitapları neden alır?

Kurmuşlar işte çarkı..

Koca Boğaziçi fikir üretemiyor mu ki, dışarıdan sıradan bir yayınevinin (fikirlerini) kitaplarını öğrencilerine sunuyor..

Malum, milletin yüzüne bakmaya cesaretleri olmadığı için arkalarını dönüyorlar.

Vazgeçmeyin sakın bu eylem tarzından, daha çok ihtiyacınız olacak önümüzdeki günlerde..

Bir de kriminal örnek vereyim de, durumun sadece parasal bir çıkardan ibaret olmadığı anlaşılsın.

2016’da Ankara’daki askeri servis araçlarına yönelik bombalı saldırıda 28 kişi şehit olmuş, 61 kişi ise yaralanmıştı.

Emniyet ve MİT, PKK’nın aynı eylemi İstanbul’da da gerçekleştirmek istediğini belirledi.

Boğaziçi Üniversitesi otoparkında bir araç ele geçirildi.

Üniversite içine bomba düzenekli araç sokan kişinin Rıdvan Ürper isimli terörist olduğu, şahsın Boğaziçi Üniversitesi’nde çalıştığı tespit edildi. Adli soruşturmanın yanı sıra kurum içi soruşturma başlatıldı.

Ve Boğaziçi Üniversitesi’nin soruşturmasından ne çıktı bilin?

Bomba yüklü aracı kampüse sokan şahıs, terör örgütüne ilişkin değil de, “10 gün mazeretsiz işe gelmediği” gerekçesiyle atıldı.

Hadi bakalım, iyice dönün arkanızı da millet yüzlerinizi görmesin..

Tabii azıcık utanmanız varsa..

Selametle..

TAHTASIZ, ‘’LÜTFEN, HERKES KENDİ İŞİNİ YAPSIN’’

 CHP Çorum İl Başkanı Mehmet Tahtasız CHP İl Başkanlığı resmi sitesinden bir bildiri yayımlayarak Çorum Tarım il Müdürü Orhan Sarı’yı kınadıklarını duyurdu.

Tahtasız;

‘’İl Tarım Müdürünün 06.02.2021 tarihli Facebook paylaşımında Yeni Akit gazetesi yayın kurulu üyesinin paylaşımını kopyalayarak paylaştığını gördük. Yapılan yorumlarda da kendisini yazı ile bütünleştirmiş olduğunu gözlemledik.

Güvenli uzaklıkta cesur olmak kolaydır. Yorumlara verdiği cevaplarda Sayın Müdürümüzün özgüveni patlamış! Yazı da yalan ve iftira olabileceği konusunda hiş şüphe duymamış!

Öyle ya öğrenciler, hocalar, muhalefet partileri herkes te…..!

Hocalar bu yazıları ve iftiraları red etmiş, bizim müdürün umurunda bile değil. Saldır! Vur Abalıya!

Ülkemizdeki en başarılı okullara karşı en ufak bir tereddüt etmeden yalan ve yanlış bir yazıyı toplumda algı oluşturmak için bir partinin militanı gibi yayınlayıp kutuplaştırmayı artıcı faaliyette bulunmakta tereddüt bile etmemiş.

Tarımda sorunlar çığ gibi, çiftçiler kan ağlıyor, iklim değişikliği sebebiyle aşırı iklim olayları çok fazla artmış, kuraklık gıda güvenliğini tehdit ediyor bizim müdürümüz yalan haberler peşinde ve ülkemizin çok nadide okullarına laf söylemekle meşgul. Çok değerli bilim insanlarını yalanlarla hedef göstermekten de geri durmuyor. Bir öğrencimize bir hocamıza karşı yapılacak en ufak bir olayda sorumlu olacağınızı nasıl düşünemezsiniz. Nedir bu kin öfke!

Devlet memuru musunuz, parti militanı mı?

Atanan önceki rektörün de seçime katılmayan bir hoca olduğunu ve Cumhurbaşkanının atadığı rektör olduğunu da bilmezsiniz. Bir yanlışlık varsa bu okullara yıllardır atamaları yapanlara cümle kurmanız gerekmez mi? 18 yıldır bu ülkeyi kim yönetiyor?

Yıllardır uygulanan klasik yöntem, ele geçir, geçiremiyorsan değersizleştir, yok et.

Amacınız nedir, böyle sorumsuzlukların yol açtığı yıkımın bedelini milletimiz ödüyor. Bilmez misiniz?

Gençler ve bu ülkenin aydın insanları biat etmiyor ve en temel demokratik haklarını kullanıyorlar. Edemezler mi? Yasak mı?

Gülse Birsel’in 2017’de mezunu olduğu Boğaziçi Üniversitesi’ndeki bir törende yaptığı konuşmada, “Eskiden Boğaziçi’nin küçük bir Türkiye olduğunu düşünürdüm. Şimdi hayalimiz Türkiye’yi koskoca bir Boğaziçi yapmak olmalı” diyor. Akıl, bilim, özgürlükçü…

Bizler büyük Atatürk’ün direktifi doğrultusunda muasır medeniyet seviyesinin üzerine çıkmak için var gücümüzle çalışacağız.

Sayın Tarım İl Müdüründen ricamız; fitne ve fesat yaymak, ötekileştirmeyi körüklemek için uğraşacağına tarımsal üretimin sorunlarını ortadan kaldırmak için uğraşsın.

Ülkemizin her tarafından zeki çocuklarımızın gittiği bu okullara bu şekilde saldırmanız, aileleri de yaralıyor. Çocuğu Boğaziçi Üniversitesinde olan bir Çorumlu aile ve öğrenci ile görüşmenizi öneririz. Hiç olmazsa konu hakkında bilgilenmiş olursunuz.

Çok istiyorsanız da istifa eder politikaya atılırsınız.’’

CHP Çorum İl Yönetimi adına

İl Başkanı Mehmet TAHTASIZ

Düşünceni söyle, yorum yaz...