1 Haziran 2015 Haber Yayın Tarihi:

‘HERKES SANDIĞA GİTMELİ’

Çölaşan

Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Merkezi tarafından düzenlenen Bölge Eşgüdüm Toplantısı dün Çorum’da gerçekleştirildi.

ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan başkanlığında TSO Meclis Salonu’nda düzenlenen toplantıya katılım yoğun oldu.

Toplantıya ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan’ın yanışına ADD Genel Merkez Yöneticileri tam kadro katıldı.

Çorum, Çankırı, Amasya, Kastamonu, Kırıkkale, Yozgat, Tokat il ve ilçe şube temsilcilerinin katıldığı toplantıda dernek iç işleyişi ile ülke ve yerel gündem konuları ve sorunları ele alındı.

Toplantının açılışında konuşan ADD Çorum Şube Başkanı Uğur Demirer,  13 yıllık AKP iktidarı döneminde Atatürk’e ve Atatürk önderliğinde elde edilen Cumhuriyet kazanımları karşı yoğun bir saldırı yaşandığını belirterek, yapılan bu saldırılara karşı ADD’nin genel merkez ve tüm şubeleriyle birlikte birer direnç evi gibi karşı durduğunu ve durmaya da devam edeceğini söyledi.

 

‘HERKES SANDIĞA GİTMELİ’

 Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) Genel Başkanı Tansel Çölaşan, 7 Haziran genel seçimleri öncesinde tüm yurttaşlara ‘sandığa gidin’ çağrısında bulundu.

Yalancı anketlerle AKP’nin oyları yine yüksek gösterilse de AKP oylarında ciddi bir düşüş yaşandığını ileri süren Çölaşan, ,“herkes sandığa gitmeli, geçerli oy kullanmalı, 5’ten sonra sandıkta beklemeli, üçkâğıdı görünce karşı çıkmalı, kavga etmeli” dedi.

ADD) Genel Merkezi tarafından düzenlenen Bölge Eşgüdüm Toplantısına katılmak üzere dün Çorum’a gelen ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan,  toplantının açılışında yaptığı konuşmada yaklaşan 7 Haziran seçimleri ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

ADD Genel Başkanı Tansel Çölaşan, 13 yıllık AKP iktidarı döneminde Atatürk’e ve Cumhuriyet kazanımlarına karşı yoğun bir saldırı yapıldığını ifade ederek, tüm Cumhuriyet güçlerini bu saldırılara karşı mücadele etmeye çağırdı.

 

‘BARAJIN ADI İSTİKRAR OLDU’

12 Eylül darbesini yapan askeri cuntanın hazırlattığı anayasayla seçimlerde baraj uygulamasının getirildiğini hatırlatan Çölaşan, darbe, vesayet diyerek kötüledikleri 12 Eylül rejiminin getirdiği yüzde 10 barajı sayesinde küçük partilerin temsil edilme şansı olmadığına dikkat çekti.

Çölaşan, “Barajın adı ‘istikrar’ ve demokrasi oldu. O baraj sayesinde seçime katılan yüzde 72 sayesinde, aslında yüzde 27 oy alarak yüzde 35 gibi almış oldu ve yüzde 67’yle Meclis’e yansıdılar. Parmak boyası vardı, kaldırdılar, 4 yılda bir sayım yapılıyordu onu da kaldırdılar. Şimdi soyadı esasına göre seçmen kütüğü hazırlıyorlar. 1 kişi 10 kere bile oy verebiliyor, üçkâğıt yapıyorlar” ifadesini kullandı.

ADD Genel Başkanı Çölaşan konuşmasında şöyle dedi:

“Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en kritik günlerinden geçmektedir. Gelinen noktada ulusun birliği, vatanın bütünlüğü tehlikededir.

Büyük Ortadoğu Projesi (BOP) kapsamında ülkemizde işbirlikçi bir iktidar görev başındadır. Türk Ulusu’nun birliğini yok etmek için her yol denenmektedir.

Basının Ali Kemalleri gazete, radyo ve televizyonlarda bilgi kirliliği yapmaktadır. Türk Milletinin gerçekleri görmemesi için algı operasyonları hızla devam etmektedir.

Atatürkçü Düşünce Derneği olarak, Türk Ulusuna gerçekleri göstermek en temel görevimizdir. 7 Haziran 2015’teki genel seçimler bu nedenle tarihi önem arz etmektedir:

 Bu bilinçle; öncelikle tüm yurttaşlarımızı oy kullanmaya, geçersiz oy vermemeye, sandıklarda gözlemci ya da müşahit olarak görev almaya, oy verme işlemi bittiğinde de sandıkları terk etmemeye, sahip çıkmaya davet ediyoruz.

Bugün, başkanlık sistemi adı altında halka dayatılan Türk usulü başkanlık; Recep Tayyip Erdoğan’a tek adam yetkileri verilmesidir.

Parlamenter sistemi yok etmeye yönelik bu yol, meclisi, hükümeti hatta yargı erkinin yetkilerini tek kişi elinde toplamak anlamına gelmektedir ki, bu tür bir başkanlık sisteminin ABD’de uygulanmakta olan güçlü bir kuvvetler ayrılığına dayalı parlamenter sistemle yakından uzaktan bir ilgisi olmadığını, bazı Latin Amerika ülkelerindeki diktatörlük benzeri bir sistemin amaçlandığını halkımıza anlatmak görevimiz olmalıdır.

Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün kurduğu ulus devletimizin ve devrimlerimizin yok olmaması için hedef; Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde iktidara, tek başına ya da HDP ile birlikte Türkiye’yi ortaçağ diktatörlüğüne ve bölünmeye götürecek olan bir Anayasa yapma yetkisi vermemek olmalıdır.

Haziran’da HDP’nin oyları ile kararsızların oyları sonucu belirleyecektir. HDP’nin barajın altında kalıp kalmaması AKP ile (APO-HDP-PKK) ittifakında sadece masada kimin elinin daha güçlü olacağını belirler ki, bu nedenle demokrasi adına HDP’ye kayacak oylar cumhuriyetçi cephe için bir kayıp olarak düşünülmelidir.

Ulusu ve vatanı parçalayacak olan bu anayasaya karşı mücadele etmek, tüm cumhuriyetçi, yurtsever Türk halkının en demokratik anayasal hakkıdır.

Bu nedenle Atatürkçü Düşünce Derneği olarak; milletin birliğinden, vatanın bütünlüğünden yana olan tüm cumhuriyetçi güçlerin, 7 Haziran genel seçimlerinde aralarındaki her türlü önyargı ve ayrılıkları bir yana bırakarak, ülkemizi kaosa götürecek olan gerici – bölücü ittifaka karşı güçbirliği oluşturmaları “ittifak” yapmalarını bir zorunluluk olarak görmekteyiz.

Bu aşamada elini taşın altına sokmayanlar, Lozan yerine Sevr’e giden yolun taşlarını döşemeye hizmet edenler, seçim sonrası süreçte doğacak olumsuzların da sorumlusu olacaklardır.

Uyarıyoruz. biz bu ittifak için varız. siz de var mısınız?”

Düşünceni söyle, yorum yaz...