
- yüzyılda, teknolojinin ve iletişimin zirve yaptığı bir çağda, Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı köyler adeta haritadan silinmişçesine kaderine terk edildi. Ne yol ne su ne de bir alo diyecek hat… Dağ dağ, tepe tepe dolaşarak sinyal arayan köylüler, yetkililerin vurdumduymazlığına ve GSM devlerinin pembe tablolarına isyan ediyor:
“Biz bu ülkenin vatandaşı değil miyiz?”
Çorum’un Sungurlu ilçesine bağlı Çayan, Topuz, Dertli ve çevre köylerde yaşayan vatandaşlar, modern çağın temel insan haklarından biri haline gelen iletişim özgürlüğünden mahrum bir şekilde yaşam mücadelesi veriyor. Bölgenin kronikleşen sorunlarını yerinde inceleyen Gazeteci Cuma Şahin’in mikrofon uzattığı köylüler, adeta bir dokunup bin ah işitilen bir tablonun içine hapsedildiklerini gözler önüne serdi.
“ÇOCUKLARIMIZLA KONUŞMAK İÇİN DAĞLARA TIRMANIYORUZ”
Halk ozanı Aşık Gülabi’nin de memleketi olan bu topraklarda, yıllardır çalınmadık kapı, iletilmeyen dilekçe bırakılmadığını belirten köy halkı, seslerini hiçbir merciye duyuramamanın çaresizliğini yaşıyor. Özellikle tatillerde ve bayramlarda memleketlerine gelen çocukları ve torunlarıyla iletişim kuramadıklarını belirten vatandaşlar, durumu şu sözlerle özetliyor:
“Bir telefon görüşmesi yapabilmek, bir haber alabilmek için yaşlı halimizle tepe tepe, dağ dağ dolaşmak zorunda kalıyoruz. Hangi çağda yaşıyoruz? Çocuklarımız şehirden yanımıza gelmek istemez oldu. Bir acil durumumuz olsa, bir ambulans çağıracak hat dahi bulamıyoruz.”
REKLAMLARDAKİ PEMBE TABLO SAHADA ÇÖKÜYOR
Televizyon ekranlarında “Türkiye’nin her yerinde çekiyoruz, en uzak noktaya bile ulaşıyoruz” sloganlarıyla milyarlık reklam kampanyaları yürüten GSM operatörlerinin maskesi, Sungurlu köylerinde düşüyor. Reklamlarda sözüm ona kesintisiz hizmet vaat eden dev firmaların, sıra Anadolu’nun bu garip köylerine geldiğinde kapsama alanını tamamen unuttuğu vurgulanıyor. Köylüler, “Ekranlarda şov yapanlar gelsinler de bir gün bu dağlarda telefonun çekmesi için verdiğimiz mücadeleyi görsünler” diyerek tepkilerini dile getiriyor.
SİYASETİN “ÖZELLEŞTİRME” BAHANESİ VE YETKİLİLERİN ACZİYETİ
Bölge halkının defalarca kapısını çaldığı siyasiler ve idari amirler ise çözümsüzlüğe kılıf uydurmakla meşgul. İletişim firmalarının özelleştirilmesini gerekçe göstererek “Firmalara yaptırım gücümüz yok, imtiyaz veremiyoruz” bahanesinin arkasına saklanan yetkililer, halkı özel şirketlerin insafına terk etmiş durumda. Devletin düzenleyici ve denetleyici kurumlarının varlığına rağmen, bir avuç GSM operatörüne söz geçiremeyen yetki sahiplerinin bu pasif tutumu, vatandaşı derin bir hayal kırıklığına uğratıyor.
Sadece iletişim değil; yol, su ve günden güne bel büken pahalılık altında ezilen Sungurlu köylüsü, yetkililerin basiretsizliği ve vurdumduymazlığı yüzünden çağın gerisine itilmiş olmanın burukluğunu yaşıyor. Şimdi kamuoyu ve vicdan sahibi yetkililer şu sorunun cevabını bekliyor:
Milyarlarca lira kâr açıklayan iletişim devleri ve halktan oy isteyen siyasiler, Sungurlu’nun bu çığlığına daha ne kadar kulak tıkayacak? Bu insanları dağ başlarında sinyal aramaya mahkûm etmek hangi sorumluluk anlayışına sığar?



