
Seçim USULSÜZLÜKLERİNDEN ağır ceza mahkûmiyetine kadar uzanan kabarık siciliyle gündemden düşmeyen Çorum Merkez Tarhan Kozlusu Köyü Muhtarı Sinan Sefa Güler hakkındaki iddialara her gün bir yenisi ekleniyor. Şimdi de kamu gücünü kişisel ikbal ve aile menfaatleri için mi kullandığı sorusu kamuoyunu meşgul ediyor.
Çorum’un Merkez ilçesine bağlı Tarhan Kozlusu köyünde sular durulmuyor. Seçim döneminde “taşımalı seçmen” ve metruk binaları mesken gösterme iddialarıyla muhtarlık koltuğuna oturan, ardından köylülerin kütüklerini sildirdiği öne sürülen Sinan Sefa Güler’in adı bu kez çok daha ağır ithamlarla anılıyor.
Yapılan incelemelerde, seçim döneminde köye kaydettirildiği iddia edilen şahısların Kırıkkale ve Alaca nüfusuna kayıtlı oldukları tespit edilmiş, süreç kamuoyunda uzun süre tartışılmıştı.
Ağır Ceza Yargılaması ve Yargıtay’ın “Cezayı Artırın” Kararı
Skandallar zinciri usulsüz seçmen iddialarıyla da sınırlı kalmadı. İsim benzerliğinden yararlanarak başkasına ait bir gayrimenkulü usulsüz şekilde kendi üzerine geçirdiği gerekçesiyle Çorum Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanan Güler, 6 yıl 8 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Edinilen bilgilere göre, dosyanın temyiz incelemesini tamamlayan Yargıtay verilen cezayı az bularak kararı bozdu ve cezanın artırılması istemiyle dosyayı yeniden yerel mahkemeye gönderdi. Yargılama süreci devam ederken, görevdeki bir muhtarın bu derece ağır bir suçlamayla hapis cezası alması yerel yönetimlerde güven krizini tırmandırdı.



Özel İdare Avukatının Üzerine Yürüdüğü İddiası ve AFAD Müdahalesi
Son dönemde Çorum Valiliği yetkilileri ve İl Özel İdaresi personeli ile yaşadığı gerginliklerle gündeme gelen Güler hakkındaki iddialar adeta bir kördüğüme dönüştü. İddialara göre; İl Özel İdaresi yetkilileri tarafından köydeki çeşmeden alınan su numunelerinin tahlil sonuçları “içilemez” olarak tescillendi. Tespiti yapan ve keşfe gelen kurum yetkililerine ve Özel İdare avukatına yönelik sergilenen agresif tavırlar ve fiziki baskı iddiaları ise olayın vahametini bir kat daha artırdı.
Öte yandan, köyde dalgalanan yırtık Türk bayrağının da kurumların (AFAD) müdahalesiyle indirilerek yenilendiği belirtildi.
Kamu Malı Aile İçi Ranta Mı Dönüştürüldü?
06.04.2026 tarihinde yapılan son adli ve idari keşiflerin ardından köylülerin dile getirdiği sorular, akıllara “kamu imkânları usulsüzce peşkeş mi çekiliyor?” sorusunu getirdi. İddia ve şüphe odakları şu noktalarda toplanıyor:
Suyu Kirletilen Çeşme Kime Ait?: Tahlil sonucu kirli çıkan çeşmenin Muhtar Güler’in babasına ait olduğu, çeşmenin bulunduğu bahçenin ise eşinin üzerine tescillendiği iddia ediliyor.
49 Yıllık Kiralama Muamması: Şikayetlerin ardından “alelacele” karar alındığı, çeşme ayaklarının ve çevresindeki alanın 49 yıllığına önce babasına, tepkiler üzerine ise mal sahibi olarak gösterilen eşine kiralandığı öne sürülüyor.
Tapu Kayıtlarında Neler Oluyor?:
2018-2019 yıllarında Merhum Muhtar Arif Akça döneminde köy tüzel kişiliği adına “park ve kamusal alan” olarak kayıtlara geçirilen 5 dönümlük arazinin, geçmiş tarihlerde kimlerin yararına ve hangi usulle özel mülkiyete dönüştürüldüğü merak konusu.







Halk Sağlığı Riske Mi Atıldı?:
Su tahlil sonuçlarının olumsuz gelmesine rağmen bu suyun köylüye ve kamuoyuna açık şekilde kullandırılmaya devam edilmesi, halk sağlığının açıkça hiçe sayıldığı iddialarını güçlendiriyor.
Yetkililerden Açıklama Bekleniyor
Köy tüzel kişiliğine ait olması gereken 5 dönümlük arsa içerisine yapılan çeşmenin neden yol kenarına değil de belirli şahısların tasarrufundaki alana inşa edildiği ve kapatılma kararlarıyla kimlere menfaat sağlandığı hususunda gözler yetkili makamlara çevrildi.
Hakkındaki iddialar, yargı kararları ve valilik birimleriyle yaşanan gerginlikler karşısında Muhtar Sinan Sefa Güler’in göreve devam edip etmeyeceği, idari bir soruşturmanın açılıp açılmayacağı Çorum kamuoyu tarafından yakından takip ediliyor.



