Cesur, dürüst, ilkeli haber
Son dakika
Ekonomi

Sağlıkta İhale Çarkına Kahreden İsyan: “Bizi Deneme Tahtası Yapmayın, Bir Bebeği Annesiz Bırakmaktır Bu!”

Çorum Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesindeki Ev Hemodiyalizi Ünitesi’nde tedavi görerek hayata tutunmaya çalışan onlarca…

Haber:
Haberi paylaşGüvenilir haberi daha fazla okura ulaştırın

Sağlıkta İhale Çarkına Kahreden İsyan: “Bizi Deneme Tahtası Yapmayın, Bir Bebeği Annesiz Bırakmaktır Bu!”

Çorum Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesindeki Ev Hemodiyalizi Ünitesi’nde tedavi görerek hayata tutunmaya çalışan onlarca böbrek hastası, bürokratik kararlar ve kurum içi kişisel husumetlerin kurbanı edilmek isteniyor. Yıllardır kendilerine sadece birer sağlık çalışanı değil; anne, kardeş ve adeta can yoldaşı olan sorumlu hemşire Perihan Eken’in görevden alınması, kurulu düzenlerinin bozulmak istenmesi üzerine hastalar isyan bayrağını açtı.
Yetkililere sitem ve öfke dolu seslenen mağdur hastalar, “Bizlerin hayatı bir ihale dosyasından, doktorların kişisel hırslarından ibaret değil!” diyerek karara çok sert tepki gösterdi.

“Doktorların Şahsi Husumeti Yüzünden Düzenimiz Yıkılıyor!”

Ev hemodiyalizi ünitesinin hastalarından Mert Emin Elmas, yaşadıkları bu akılalmaz idari mobbingi ve arkasındaki çarpıcı iddiaları şu sözlerle gözler önüne serdi:
“2005 yılından beri böbrek hastasıyım. 2023 yılında değerlerim iyice kötüye gidince diyaliz kıskacına girdim. Bir iş yeri sahibi olarak hayatım da ruh sağlığım da tamamen çökmüştü. Tam bu süreçte hemşiremiz Fetanet Hanım’la tanıştım. Beni ev diyalizine girmeye o ikna etti. 6 aylık eğitimin ardından eve geçtim; huzurum, sağlığım, iş hayatım geri geldi. Adeta yeniden doğdum.
Ancak bugün aldığımız haberle yıkıldık. Çorum Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji departmanındaki bazı doktorların şahsi husumet güderek, ‘Ya biz ya bu hemşire!’ diyerek idareye baskı yaptığını ve hemşiremizin görevden alınmasını sağladığını öğrendik. Hastalar olarak başhekimliğe gittik, Başhekim bizi içeri bile kabul etmedi! Başhemşire ise ‘Hemşire hanımın başarısını biliyoruz ama doktorları karşımıza alamayız’ diyerek bizi başından savdı. Şikayet dilekçelerimizi bile kabul etmek istemediler, zorla barkod aldık ama hiçbir işlem yapılmadı.”

Devlet Hastanesindeki “Lobi”, Özel Sektörü de Esir Aldı!

Sistemdeki tıkanıklık ve doktor lobisinin gücü o kadar ileri gitmiş durumda ki, hastaların çaresizce özel sektöre sığınma talebi de yine aynı duvarlara tosladı. Mert Emin Elmas, yaşanan skandalın perde arkasını şu sözlerle anlatmaya devam etti:
“Sağlığımızdan endişe ettiğimiz için 15 hasta arkadaşımızla birlikte Çorum’daki özel bir diyaliz merkezine geçmek için dilekçe verdik. Ancak oradaki doktorlar açık açık, ‘Biz devlet hastanesindeki nefroloji doktorlarıyla kötü olmak istemeyiz. Halihazırda 200 hastamız var, onlara mecburuz’ diyerek bizi kabul etmekten çekindiler. Bizler insan hayatından bahsediyoruz; birilerinin egosu, şahsi husumeti yüzünden 24 ağır diyaliz hastasının canı hiçe sayılıyor!”

“Bir Bebeğin Annesiz Kalması Gibi…”

Ev hemodiyalizi sayesinde ev konforunda tedavi gören ve adeta yeniden hayata bağlanan hastalar, alınan bu keyfi kararların kendilerini karanlığa sürüklediğini belirtiyor. Yaklaşık 2 yıldır ev hemodiyalizi yapan Rabia Kaya, hissettikleri çaresizliği şu sarsıcı sözlerle özetledi:
“Sebepsiz nedenlerden dolayı hemşiremizi görevden aldılar. Bu durum bizi nasıl mı etkiliyor? Kısa ve öz açıklamam gerekirse; bir bebeğin annesinin olmadığını düşünün… İşte aynen o şekilde ortada kaldık. Biz Perihan Hanım’ı geri istiyoruz.”

20 yıldır diyaliz hastası olan ve ev hemodiyalizinin ilk öncülerinden biri olan Zübeyde Çapkın da benzer bir sitemle yetkililere seslendi:
“O bana bir hemşire değil; arkadaştı, bacıydı, kardeşti. Yetkililere duyuruyorum; hemşiremiz yeniden görevine başlasın. Onsuz bizim için hayat bitmez belki ama onsuz düzenimiz yürümez.”

“Biz Deneme Tahtası Değiliz!”

Hastalardan Emrah Asutay, ev hemodiyalizi sürecinde kazandıkları sağlığın ve düzenin ellerinden alınmak istenmesine isyan etti. Makinelerin değiştirilmesi ve nöbetleşe/dönüşümlü hemşire sistemine geçileceği iddialarına sert tepki gösteren Asutay, şu ifadeleri kullandı:
Düzenimizi Yıkıyorlar: “Alışmış olduğumuz bir makine ve kurulu bir düzen var. Bu düzen yıkılacak, biz yeniden eğitim almak zorunda kalacağız. Yaşayacağımız sağlık sorunları daha da büyüyecek.”
Deneme Tahtası Olmak İstemiyoruz: “Hemşirelerin dönüşümlü olarak bize bakacağı söyleniyor. Biz diğer hemşirelerin deneme tahtası olmak istemiyoruz. Yetkililerden ciddi bir açıklama ve acil çözüm bekliyoruz.”
3 yıldır ev diyalizi alan Ayşegül Öremiş ise her an yanlarında olan sorumlu hemşirelerinin bir ihale döneminde görevden alınmasından duyduğu derin rahatsızlığı dile getirerek, “Mağduriyetimizi her yere haykırıyoruz ama gelgelelim yetkililerden bir çözüm yolu bulamadık,” sözleriyle bürokrasiye sitem etti.

Gece Yarısı Gelen “Can Suyu” ve Kilometrelerce Süren Çile

Çorum’un ilçelerinden tedavi için merkeze gelmek zorunda kalan ve adını belirtmek istemeyen bir başka hasta, cihazların değişmesi ve düzenin bozulması durumunda her gün kilometrelerce yol gitmek zorunda kalacaklarını vurgulayarak isyanını şu sözlerle haykırdı:
“Gecenin 2’sinde, 3’ünde cihazda arıza olduğunda Perihan Hanım’ı arıyoruz. ‘Arayalım mı?’ tereddütü yaşamadan arıyoruz. Çözemezsek kendi şahsi aracına atlayıp evimize geliyor. Evimin su tesisatında sıkıntı oldu; yetkililere bizzat kendisi baskı yaptı, belediyeye evime sıfırdan su tesisatı kurdurdu. Biz sadece bir hemşireyi değil, her şeyimizle ilgilenen bir insanı kaybediyoruz. Yeni gelecek kişinin aynı özveriyi göstereceğini düşünmek dahi istemiyoruz. Maddi ve manevi olarak cebimize dokunacak bu süreçten, her ihale döneminde bu korkuyu yaşamaktan bıktık!”
İlk başta ev hemodiyalizinden çok korktuğunu belirten İrfan Pehlivan da, “Perihan Hemşire şahsi aracıyla gelip bana bu işi öğretti, hayatımı kolaylaştırdı. Bizimle bu kadar iyi ilgilenen bir insanın görevinden alıkonulmamasını, başımızdan gitmemesini arz ediyoruz,” diyerek yaşanan duruma tepki gösterdi.

“%90 Engelliyim, Bu Belirsizlik Bizi Yıkıyor!”

Yaşam mücadelesini kısıtlı organ fonksiyonlarıyla sürdüren ve Çorum’un ilçelerinden hastaneye ulaşmaya çalışan Ali Ergin’in feryadı ise durumun vahametini gözler önüne seriyor:
“Benim %90 engelli raporum var, %10 böbrek fonksiyonuyla yaşayan bir insanım. Beni ev diyalizine Perihan Hanım ikna etti. Düzenim iyiydi, şimdi ise tam bir belirsizlik içindeyiz. Bu belirsizlik bizi yıpratıyor, sağlığımızla oynuyor. Yetkililerden bu işi bir an önce düzeltmesini istiyoruz.”
Ömer İlhan da hayatlarının ev hemodiyalizi ile güzelleştiğini belirterek, “Düzenimizin bozulmasını kesinlikle istemiyoruz,” sözleriyle yetkilileri göreve çağırdı.

Sadece Çorum Değil, Tüm Bölgenin Can Damarıydı!

Çorum Hitit Üniversitesi Erol Olçok Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ev Hemodiyalizi Ünitesi, yakın illerde bu tedavi merkezinin bulunmaması ve bölgedeki kamuda açılan ilk merkez olması sebebiyle, Amasya ve ilçeleri başta olmak üzere çevre illerdeki hastalara da hayat veren çok kritik bir merkez konumunda.
Üstelik bu ünite, sadece kendi hastalarına hizmet vermekle kalmayıp; bölgedeki özel diyaliz merkezlerine ve Tokat Eğitim Araştırma Hastanesi ev hemodiyalizi çalışanlarına Sorumlu Hemşire Perihan Eken tarafından eğitimler verilerek, çevre illerde de bu ünitelerin kurulmasına öncülük etti. Yılda defalarca kongrelerde başarı sunumları yapan, hastaların kalp sağlığı değerlerini mucizevi şekilde yukarılara taşıdığını bilimsel olarak ispatlayan ve hastaneden bu yıl iki kez üstün başarı belgesi alan bir personelin, basit idari oyunlarla pasifize edilmesi tam bir liyakat faciası olarak değerlendiriliyor.
Şimdi gözler, hayati tehlikeyle burun buruna yaşayan bu çaresiz hastaların feryadına kulak tıkamaya devam eden yetkili mercilere çevrildi. Çorum’daki bu diyaliz mağdurları; kağıt üzerindeki ihale maddelerinin, bürokratik hırsların ve hekim egolarının insan hayatından daha değerli olmadığını kanıtlayacak acil bir geri adım ve kalıcı bir çözüm bekliyor!

Haberi paylaşGüvenilir haberi daha fazla okura ulaştırın