Cesur, dürüst, ilkeli haber
Son dakika
Rant ve Yolsuzluk

Skandallar Zincirinde “Gaflet” Kalkanı: Taciz ve Yolsuzluk İddialarının Odağındaki Müdür Görevden Alındı!

Çorum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde uzun süredir kulaktan kulağa fısıldanan, ardından gazete manşetlerine taşınan skandallar zincirinde…

Haber:
Haberi paylaşGüvenilir haberi daha fazla okura ulaştırın

Skandallar Zincirinde “Gaflet” Kalkanı: Taciz ve Yolsuzluk İddialarının Odağındaki Müdür Görevden Alındı!

Çorum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde uzun süredir kulaktan kulağa fısıldanan, ardından gazete manşetlerine taşınan skandallar zincirinde nihayet ilk somut adım atıldı. Hakkındaki taciz ve yolsuzlukları örtbas etme iddialarıyla kamuoyunun gündeminden düşmeyen Huzurevi Müdür Vekili Ali İhsan İnceyılmaz görevden alındı. Ancak bu gecikmiş karar, akıllardaki derin soru işaretlerini ve kurumsal işleyişe yönelik infiali dindirmiş değil.
Kamuoyu günlerdir tek bir sorunun yanıtını arıyordu: Devletin emanetine, yetimine, yaşlısına ve çalışanına sahip çıkması gereken bir kurumda, bu iddiaların üzeri nasıl ve kimler tarafından örtülmeye çalışıldı?

Müfettiş “Rapor” Dedi, İl Müdürü “Savunma Avukatlığına” Soyundu!

Ortaya çıkan belgeler ve iddialar, skandalın boyutunun sadece bir kişinin usulsüzlüğüyle sınırlı kalmadığını, kurumsal bir koruma kalkanının devreye sokulduğunu gözler önüne seriyor. İddialara göre, Çorum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Sahit Aydın, müfettişlerin hazırladığı net raporlara rağmen, dosyayı İl İdare Kurulu’na sevk ederken tarafsız bir bürokrat gibi değil, adeta şüphelinin “özel savunma avukatı” gibi hareket etti.
Aydın’ın resmi değerlendirme yazısına yansıyan şu ifadeler ise adalet duygusunu derinden yaralayacak nitelikte:
“Daha önce başarılı ve çalışkan bir çalışandı, başarı belgeleri var, bu eylemi bir gaflet sonucu gerçekleştirdi…”
Devletin parasına el uzattığı, görevini kötüye kullandığı iddia edilen bir personel için “gaflet” bahanesine sığınılması ve eski başarı belgelerinin birer zırh olarak sunulması, bürokrasi tarihine kara bir leke olarak geçmiştir. Nitekim bu yönlendirici “referansın” ardından, yapılması gereken en somut yaptırım olan işten çıkarma yerine, adeta ödül gibi bir “kınama cezası” verilerek olayın üstünün kapatılmaya çalışıldığı iddia ediliyor.

Sendika Arka Çıktı, Fotoğrafı Patlayınca Alelacele Sildi!

Olayın bir diğer vahim boyutu ise sivil toplum ve sendika ayağında yaşandı. Toplumun vicdanı olması gereken yapılar, iddiaların odağındaki isme adeta “yanındayız, arkandayız” mesajı vermek için sıraya girdi. Ancak olayın basına sızması ve kamuoyunda infial yaratmasının ardından, daha önce gururla paylaşılan o “destek fotoğrafları” sosyal medya hesaplarından alelacele silindi. Sorumluluk almak yerine iz kaybettirmeye çalışmak, iddiaların vahametini zımnen kabul etmek değil midir?

Önce “Hac”, Sonra Görevden Alma: Sessizlik Suçluluk Psikolojisi miydi?

Hakkında çarşaf çarşaf haberler yapılmasına, taciz ve yolsuzluk gibi yenilir yutulur olmayan suçlamalar yöneltilmesine rağmen yetkililer günlerce derin bir sessizliğe büründü. Bu süreçte iddiaların odağındaki İnceyılmaz’ın apar topar hacca gitmesi ise kamuoyunda “soruşturmadan kaçış mı, yoksa gündem değiştirme taktiği mi?” sorularını beraberinde getirdi.
Bugün gelinen noktada Ali İhsan İnceyılmaz görevden alınmıştır; ancak bu karar bir son değil, yeni bir başlangıç olmalıdır. Kamuoyu adına soruyoruz:
Bürokratik yetkilerini kullanarak şüphelilere “gaflet kalkanı” olan, müfettiş raporlarını sümen altı etmeye çalışan diğer yetkililer hakkında idari ve hukuki bir soruşturma başlatılacak mıdır?
“Kınama cezası” ile geçiştirilen o dosyalar yeniden açılacak, hak yerini bulacak mıdır?
Devletin şefkatine ve adaletine sığınan insanların haklarını korumakla mükellef olanların, iddia edilen bu çürümüşlüğe göz yumması kabul edilemez. Sürecin takipçisi olmaya devam edeceğiz.

Haberi paylaşGüvenilir haberi daha fazla okura ulaştırın