
Çorum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü’nde sular durulmuyor. Taciz ve zimmet iddialarının ardından bu kez de koruma altındaki kimsesiz ve yaşlı bireylerin paralarının yağmalandığı iddiaları şehri ayağa kaldırdı. Müfettişlerin “İşten atın” dediği personel için İl Müdürü Sahit Aydın’ın “Gaflete düşmüş, aslında başarılıdır” diyerek adeta siper olduğu ve dosyayı kınama cezasıyla kapattığı öne sürüldü. Kamuoyu şimdi tek bir sorunun cevabını arıyor: Sen kimsin ve kimi, neden koruyorsun Müdür Bey?
Çorum’da devletin şefkatine ve korumasına emanet edilen kimsesiz, yaşlı ve bakıma muhtaç bireylerin haklarını savunması gerekenler, skandal bir “arkalama” iddiasıyla gündemde. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı 30 Nisan Huzurevi’nde yaşandığı öne sürülen olaylar, “Bu kadarına da pes” dedirtecek cinsten.
Müfettiş “İşine Son Verin” Dedi, İl Müdürlüğü “Gaflet” Dedi!
İddialara göre, kurumda görev yapan H. Öcal isimli kadın personelin, koruma altındaki dezavantajlı bireylere ait paraları kendi şahsi hesabına ve ihtiyaçlarına aktardığı, bu paralarla çeşitli mağazalardan yaklaşık 70 bin liralık lüks giyim alışverişi yaptığı tespit edildi. Durumun resmi şikayetlere yansıması üzerine Bakanlık müfettişleri kente gelerek inceleme başlattı.
Müfettişlerin hazırladığı raporda, yapılan usulsüzlüğün boyutları göz önüne alınarak ilgili personelin iş akdinin derhal feshedilmesi (işten çıkarılması) yönünde net bir görüş bildirildiği iddia edildi. Ancak asıl skandal, bu rapordan sonra patlak verdi.
İddialara göre Çorum Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürü Sahit Aydın, müfettiş raporuna rağmen dosyayı İl İdare Kurulu’na sevk ederken adeta bir “savunma avukatı” gibi hareket etti. Aydın’ın resmi değerlendirme yazısında, devletin parasına ve emanetine el uzattığı iddia edilen personel için “Daha önce başarılı ve çalışkan bir çalışandı, başarı belgeleri var, bu eylemi bir gaflet sonucu gerçekleştirdi” ifadelerini kullanarak koruma kalkanı oluşturduğu öne sürüldü. Bu referansın ardından, işten çıkarma yerine komik bir ceza olan “kınama cezası” verilerek olay örtbas edilmeye çalışıldı.

Sendika Fotoğrafı Paylaştı, Olay Patlayınca Alelacele Sildi!
Skandalın bir diğer vahim boyutu ise sivil toplum ve sendika ayağında yaşandı. Olayın kamuoyuna yansımasından önce, kuruma adeta “yanındayız, arkandayız” imajı vermek amacıyla lobi faaliyetleri yürütüldü. Diyanet-Sen Genel Başkanı Ali Yıldız, Sağlık-Sen Başkanı Ahmet Saatçi, eski Sağlık-Sen yöneticisi Adem Kıran, Huzurevi Müdür Vekili Ali İhsan İnceyılmaz, Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi Müdürü Selahattin Odabaşı ve Diyanet-Sen yetkilisi İsmail Şanal gibi isimlerin bir araya geldiği ziyaret fotoğrafları sosyal medyada gövde gösterisiyle paylaşıldı.
Ancak yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları ayyuka çıkıp mızrak çuvala sığmayınca, sendika ve yetkililer paylaştıkları bu “destek ve ziyaret” resimlerini sosyal medya hesaplarından alelacele silerek adeta iz kaybettirmeye çalıştı.
Kamuoyu Adına Soruyoruz: Bu Güç Nereden Geliyor?
Daha önce de adı çeşitli taciz, zimmet ve uyuşturucu iddialarını örtbas etmekle anılan idareye ve İl Müdürü Sahit Aydın’a kamuoyu adına açıkça soruyoruz:
Devletin ve milletin şerefine, koruma altındaki öksüzün, yetimin, yaşlının cebindeki paraya göz diktiği müfettiş raporuyla sabit olan bir personeli koruma motivasyonunuz nedir?
Hukukun “nitelikli dolandırıcılık ve zimmet” olarak görebileceği bir suçu, hangi vicdan ve yetkiyle basit bir “gaflet” olarak nitelendirebiliyorsunuz?
Olayın patlak vermesinin ardından apar topar fotoğraf silen sendika başkanları ve kurum müdürleri, bu usulsüzlüğün neresindedir? Neyi gizlemeye çalışıyorsunuz?
Koruma altındaki bireylerin haklarının gasp edilmesine göz yuman, adaleti kınama cezasıyla geçiştiren bu sistem ve sorumluları hakkındaki adli süreç devam ediyor. Çorum kamuoyu, yargının bu “gaflet” kılıfını yırtıp atmasını ve yetimin hakkını korumasını bekliyor. Gelişmelerin takipçisi olacağız.




