
Gündeme getirdiğimiz skandal iddialar, bürokraside ve sendika kulislerinde deprem etkisi yarattı. Yaptığımız haberin ardından sessizliğini bozan yetkili sendika, iddiaların peşine düştü, doğruluğunu onayladı ve sert bir manifesto niteliğinde basın açıklaması yayımladı.
ÇORUM – Çorum Huzurevinde görev yapan Müdür Vekili hakkında bir kadın çalışana yönelik taciz iddialarını ilk kez kamuoyuna duyurarak büyük bir gazetecilik başarısına imza atmıştık. Adli mercilere taşınan bu skandalla ilgili yaptığımız haber, kelimenin tam anlamıyla ses getirdi. Olayın peşini bırakmayan yetkili sendika, yayımladığı zehir zemberek basın açıklamasıyla hem haberimizin doğruluğunu tescilledi hem de kurum içindeki daha büyük bir yönetim zafiyetini gözler önüne serdi.
“Bu Olay Münferit Değil, Geçmişi Var!”
Sendika tarafından yapılan resmi açıklamada, olayın sadece son dönemdeki iddialarla sınırlı kalmadığı, söz konusu yönetici hakkında geçmişte de benzer şikayetlerin ve rahatsızlıkların ayyuka çıktığı belirtildi. Yaşananların “münferit bir olay” olarak geçiştirilemeyeceğinin altını çizen sendika, tüm sürecin geçmişiyle birlikte masaya yatırılması çağrısında bulundu.
“Kurum çalışanları arasında uzun süredir çeşitli şikâyetlere ve rahatsızlıklara konu olduğu ifade edilen bir kişi hakkında, geçmiş dönemlerde de benzer nitelikli iddiaların gündeme geldiği bilinmektedir.”
Personel Dosyasındaki “Karanlık” Detay: Bu Adamı Kim Koruyor?
Haberimizin ardından harekete geçen yetkili sendika, kamuoyu adına çok kritik bir soruyu da gündeme taşıdı. İlgili şahsın personel dosyasında idarecilik yapmasına engel teşkil edebilecek olumsuz değerlendirmeler bulunmasına rağmen, hangi güçler tarafından el üstünde tutularak bu makama getirildiği sorgulandı.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
Söz konusu görevlendirme hangi gerekçelerle yapıldı?
Bu liyakatsiz atama kimler tarafından uygun görüldü?
Süreçte hangi kriterler esas alındı?
Sendika Resti Çekti: “Takipçisiyiz!”
Çalışanların güven duymadığı, hakkında sürekli taciz ve şikayet iddiaları bulunan kişilerin yönetim kademelerinde bulunmasının kurumsal saygınlığı zedelediğini belirten sendika, adeta bir muhtıra niteliğindeki şu maddelerle yetkilileri göreve davet etti:
Sürecin Takipçisiyiz: Olayla ilgili adli ve idari süreçlerin sonuna kadar takipçisi olunacak.
Geçmiş Araştırılsın: İddialar tüm yönleriyle ve geçmiş süreçler de dikkate alınarak araştırılacak.
İhmali Olanlar Yansın: Konuya ilişkin ihmali veya sorumluluğu bulunan tüm kişi ve makamlar incelemeye dahil edilmeli.
Sıfır Tolerans: Taciz, mobbing, baskı ve kötü muamelenin her türüne karşı kararlı duruş sürdürülecek.
“Üzerini Örtemeyeceksiniz!”
Açıklamanın son bölümünde hukukun “masumiyet karinesi” ilkesine saygı duyulduğu hatırlatılsa da, kamu görevinin getirdiği sorumluluğun iddiaların üzerini örtmek değil, tam aksine açığa çıkarmak olduğu net bir dille vurgulandı.
Kamu vicdanını derinden yaralayan bu skandalın ardından gözler şimdi adli makamlara ve bakanlığın yapacağı idari soruşturmaya çevrildi. Haberimizin ne kadar doğru ve yerinde olduğu bir kez daha kanıtlanırken, yetkili makamların bu çığlığa kulak tıkayıp tıkamayacağı kamuoyu tarafından merakla bekleniyor.



