Cesur, dürüst, ilkeli haber
Son dakika
Sağlık

Bürokrasi Vicdanı Unuttu: Görme Engelli Oğluyla Mezarlıkta Yaralanan 80 Yaşındaki Anneye Acil Serviste 6 Saatlik “Prosedür ” İşkencesi!

ÇORUM / SUNGURLU — İnsan hayatının ve sağlığının en kutsal hak olduğu anayasal güvence altındayken, Çorum’un Sungurlu ilçesinde yaşanan bir sağlık…

Haber:
Haberi paylaşGüvenilir haberi daha fazla okura ulaştırın

Bürokrasi Vicdanı Unuttu: Görme Engelli Oğluyla Mezarlıkta Yaralanan 80 Yaşındaki Anneye Acil Serviste 6 Saatlik “Prosedür ” İşkencesi!

ÇORUM / SUNGURLU — İnsan hayatının ve sağlığının en kutsal hak olduğu anayasal güvence altındayken, Çorum’un Sungurlu ilçesinde yaşanan bir sağlık skandalı, “Bu kadarına da pes!” dedirtti. Eşinin kabrini ziyarete giden 80 yaşındaki Fatma Güçtekin, geçirdiği kaza sonrası sığındığı devlet hastanesinde tam 6 saat boyunca tedavi edilmeyi bekledi. Görme engelli oğluyla ortada kalan yaşlı kadına reva görülen bu muamele, hem hukuki hem de insani açıdan derin bir sorgulamayı zorunlu kılıyor.
Olayın Özeti: 5N 1K ile İhmalin Anatomisi
KİM? 80 yaşındaki Fatma Güçtekin ve refakatçisi olan görme engelli oğlu.
NE OLDU? Mezarlık ziyaretinde düşerek elinden ciddi şekilde yaralanan yaşlı kadın, getirildiği hastanede ilk müdahalesi yapılmaksızın saatlerce bekletildi ve iddiaya göre doktorun keyfi tutumuna maruz kaldı.
NE ZAMAN? Akşam saat 18:00 sularında başlayan bekleyiş, gece yarısına kadar 6 saat boyunca kesintisiz devam etti.
NEREDE? Çorum’un Sungurlu ilçe Devlet Hastanesi Acil Servisi’nde.
NASIL? Köylülerin yardımıyla hastaneye ulaştırılan hasta “Yeşil Alan”a sevk edildi. Elindeki kesik dışında bir kırık olup olmadığının tespiti için röntgen istenmesi üzerine, görevli acil doktorunun sergilediği “hışım” ve ilgisizlikle süreç tam bir çıkmaza girdi.
NEDEN? Sistemsel tıkanıklıklar, hekimlik mesleğinin temel taşı olan “önce zarar verme” (primum non nocere) ilkesinin göz ardı edilmesi ve bürokratik duyarsızlık yüzünden.

Hukuk ve Vicdan Bu Tablonun Neresinde?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 56. maddesi çok açıktır: “Devlet, herkesin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamakla yükümlüdür.”
Aynı şekilde Hasta Hakları Yönetmeliği’nin “Sağlık Hizmetlerinden Faydalanma” ve “İnsani Değerlere Saygı Gösterilmesi” maddeleri, hastaların zamanında, kesintisiz ve onuruna yakışır bir şekilde hizmet almasını emreder. 80 yaşında, travma geçirmiş acılı bir kadını ve onun dünyayı görmeyen evladını bir hastane koridorunda 6 saat boyunca acı içinde bekletmek, yalnızca yönetmelik ihlali değil; görevi kötüye kullanma ve kişinin maddi-manevi varlığına zarar verme boyutuna ulaşan hukuki bir sorumluluk doğurmaktadır.
Soruyoruz: Acil servisler, hayati tehlikesi ya da acısı olan vatandaşların sığınacağı bir liman mıdır, yoksa hastaların azarlanıp çaresizliğe terk edildiği birer bürokrasi koridoru mu?

i iş

Haberi paylaşGüvenilir haberi daha fazla okura ulaştırın