
Hukuksal ve İdari Çerçevede Eleştiri
Alaca Kaymakamlığı tarafından paylaşılan görseldeki bu “ihmal”, yalnızca bir grafik tasarım tercihi değil; devlet ciddiyeti, liyakat ve tarihsel sadakat açısından ciddi bir idari kusurdur. * Anayasal Sadakat: T.C. Anayasası’nın başlangıç ilkeleri ve 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu, Türk devletinin temel taşlarını Mustafa Kemal Atatürk’ün ilke ve inkılapları üzerine kurmuştur. Bir mülki idare amirliğinin, devletin varlık sebebini ve Çanakkale Zaferi’nin askeri dehasını (Anafartalar Kahramanı) yok sayması, bu temel hukuksal metinlerin ruhuyla bağdaşmaz.
- Hizmet Kusuru ve Görev İhmali: Resmi tören ve kutlamalar, kamu yönetimi etiği gereği tarihsel gerçekliği eksiksiz yansıtmak zorundadır. Çanakkale Zaferi’nin başkomutanını dışarıda bırakmak, kamuoyu vicdanında “kasıtlı bir tarihsel tahrifat” algısı yaratarak toplumsal barışı ve kurumsal güveni zedeler.
- Devlet Ciddiyeti: Kaymakamlık makamı, devletin o ilçe sınırlarındaki en yüksek temsilcisidir. Devletin kurucusuna yer vermeyen bir temsil anlayışı, “devlet adamlığı” vakarıyla ve kamu hizmetinin tarafsızlığı ilkesiyle çelişir.
Eğitim-İş’in Çıkışının Özeti
Eğitim-İş Çorum Şubesi’nin vurguladığı üzere; “Ben size taarruzu değil, ölmeyi emrediyorum!” emriyle dünya tarihini değiştiren bir liderin ismini o görsellere sığdıramamak, ne idari bir unutkanlıkla ne de teknik bir hatayla açıklanabilir. Bu durum, tarihin mülki idare eliyle yeniden yazılmaya çalışılmasına yönelik beyhude bir çabadır.
Önemli Not: Tarih, isimleri silerek değil, hakikatleri yaşatarak yazılır. Mustafa Kemal Atatürk’ü yok saymak, aslında Çanakkale’de dökülen kanın ve kazanılan zaferin stratejik aklını yok saymaktır.



