18 Mayıs 2015 Haber Yayın Tarihi:

ŞEKERDE İTHALATIN ÖNÜ AÇILIYOR

SEFER-KAHRAMANŞeker­-İş Sendikası Çorum Şube Başkanı Sefer Kahraman, Ali­ Cengiz oyunları ile şekerde ithalatın önünün açıldığını belirterek, “Biz Hanslara değil Hasanlara destek istiyoruz” dedi. Sefer Kahraman, 14 Mayıs Dünya Çiftçiler Günü nedeniyle bir açıklama yaparak, Çiftçiler Günü’nün niçin kutlandığını ve pancar tarımının geldiği noktayı anlattı.
Sefer Kahraman, ” yıllardır değişik gerekçelerle şeker fabrikaları adeta ölüm kapanına alınarak bir takım oyunlarla kamuoyunun önünde canlı hedef yapılmaktadır” ifadesini kullandı.
Kahraman’ın konuyla ilgili açıklaması şöyle: “Kısa adı İFAB olan Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyon’unu 14 Mayıs 1946 kuruldu. Türkiye Ziraat Odaları Birliği de bu kuruluşun üyesidir. Uluslararası Tarım Üreticileri Federasyonu’nun kuruluş günü olan 14 Mayıs yalnız bizde değil kuruluşa üye bütün ülkelerde Dünya Çiftçiler Günü olarak kutlanmaktadır. Amacı, temel gıda maddelerimizi üreten çiftçilerin kaliteli ve daha çok ürün ile emeğinin karşılığını almasını sağlamak için çiftçi sorunlarını gündeme taşımaktır.
14 Mayıs’ta Birleşmiş Milletler’e üye ülkeler “Dünya Çiftçiler Günün” nedeniyle toplanırlar. Bu toplantılarda toprağın sürülmesi, tohumun seçilmesi ve ekilmesi, sulama, gübreleme, ürün alma, ürünün değerlendirilmesi gibi konularda çiftçiye yapılacak yardımlar görüşülür.
“ALİ CENGİZ OYUNLARIYLA ŞEKERDE İTHALATIN ÖNÜ AÇILIYOR”
Biz Hanslara değil Hasanlara destek istiyoruz. İstihdam alanının genişliği, yarattığı katma değer ve ekonomiye sağladığı ivme ile stratejik tarım ürünlerimizden olan şeker pancarından üretilen şeker ile Türkiye ekonomisine bir elin parmakları kadar istihdam sağlayan, katma değerinin tamamına yakınını yurtdışına aktararak ülkemizden döviz çıkışının önünü açan ve kamuoyunda masum bir algı oluşturmaya çalışan Nişasta Bazlı Şekerler (NBŞ) arasında kıyasıya bir mücadele sergilenmektedir. Bu sebeple Şeker­-İş Sendikası olarak 1 Eylül 2014 tarihinde başlayan pazarlama döneminin sonuna doğru geldiğimiz bu günlerde, dönem verileri ve geleceğe dair öngörülerimizi çarpıtmadan, tüm yönleriyle kamuoyunun bilgisine sunma zorunluluğumuz doğmuştur. 2014­-2015 pazarlama döneminin 8.ayın sonunda, Nisan 2015 itibariyle 659 bin tonu TÜRKŞEKER’e, 441 bin tonu da özel şeker fabrikalarına ait olmak üzere ülkemizin toplam 1 milyon 100 bin ton pancar şekeri mevcudu bulunmaktadır. Bu stok miktarına güvenlik için ayrılan B şekeri ile ihracatçı için ayrılan C şekeri dahil değildir. Ülkemiz toplam tüketim miktarı gözetildiğinde mevcut şeker stokunun gerek tüketicinin gerekse ihracatçıların ihtiyacını karşılamaya yeter düzeyde olduğu aşikardır. Bu durum “yurt içi talebin yurt içi üretimle karşılanması” temel ilkesini içerir Şeker Kanunu ile de uyumludur ki bu da ülkemizin şeker ithalatına ihtiyacı olmadığını göstermektedir. Buna karşın; yıllardır değişik gerekçelerle şeker fabrikaları adeta ölüm kapanına alınarak bir takım oyunlarla kamuoyunun önünde canlı hedef yapılmaktadır. Şeker ithalatı yapmak isteyen bir kesimin sözcüleri, şeker ihtiyaçlarının karşılanmadığı gerekçesiyle kamuoyuna iyi niyetten uzak yanlış bilgiler sunarak Dahilde İşleme Rejimi (DİR) kapsamında şeker ithalatının önünün açılması için Şeker Kurumu’nu zorlamışlar ve amaçlarına da ulaşmışlardır.
ALİ CENGİZ OYUNCULARI OKYANUS ÖTESİ PAZARLIK HATTI KURDULAR
Ancak, bir gerçek daha var ki sürekli gözardı edilmekte, hatta kamuoyunun dikkatlerinden kaçırılmaktadır. Şeker ihtiva eden ihracata konu mamul üretimi yapan ihracatçılara dünya borsa fiyatları baz alınmak suretiyle şeker satışı yapılması nedeniyle söz konusu zarar Türkşeker’in bünyesinden karşılanmaktadır.
Yaklaşık 12 yıldır Türkşeker’in sübvanseden yoksun, 2 milyon 75 bin ton şekere karşılık 1 milyar TL’yi aşan destek ile besicisinden, taşıyıcısına, ihracatçıya kadar kısaca tüm şeker sektörü sorunsuz bir şekilde idame edilmektedir. Ancak sektör paydaşlarının devletten beş kuruş yardım almadan bütün iyi niyetli çabalarına rağmen ülkemiz ekonomisine bir tuğla dahi koymaktan imtina eden Ali Cengiz oyuncuları okyanus ötesi tam bir pazarlık hattını kurmuşlar, şeker sektörünün dolayısıyla yurtiçi kotaların akıbetini buraya zincirlemeye çalışmışlardır.
NBŞ KOTASI YÜZÜNDEN 20 BİN TARIM İŞÇİSİ İŞSİZ KALDI
Sayıştay tarafından açıklanan raporlar ile de pancar şekeri stoklarını dikkate almaksızın sürekli olarak NBŞ kotası arttırımına gidilmesinin Şeker Kanunu amacına aykırılığı ve pancardan şeker üretimi aleyhine dengenin bozulmasına sebebiyet verdiği ortaya konulmuştur. Örneğin 2011­2012 pazarlama yılında devreden toplam şeker stoku 534 bin ton olmasına rağmen, aynı kişi ve kurumların baskısı ve istekleri ile NBŞ kotası arttırılmıştır. Sektör verilerine göre, NBŞ kotasının yüzde 50 oranında arttırılması, pancar şekeri üretiminde 120 bin tonluk daralmaya sebebiyet vermektedir. Bunun anlamı; 210 bin dekar alanda pancar tarımı yapılamaması, besi hammaddesi olan küspe üretiminin 300 bin ton, kozmetik, ilaç ve alkol üretiminde kullanılan melas üretiminin 50 bin ton azalması, 20 bin tarım işçisinin işsiz kalması, milli ekonomide 300 milyon lira kaybın yaşanması, kısaca ülkemizin dövizinin yabancı ülkelere aktarılmasıdır.
SON 8 YILDA YÜKSEK YOĞUNLUKLU TATLANDIRICI (YYT) İTHALATINDA BÜYÜK ARTIŞ
Yıllardan bu yana NBŞ lobisi lehine kullanılan takdir hakları binlerce pancar üreticisinin sektörden çekilmesine sebep olmuştur. Kaldı ki, şeker piyasasını doğrudan etkileyen yüksek yoğunluklu tatlandırıcılarda (YYT) gelinen nokta da gıda karteli şirketler lehine uygulanan politikaların bir sonucudur. Şeker Kurumu verilerine göre 2006 yılından 2014 yılına gelindiğinde YYT ithalatı 142 bin ton şeker eşdeğerinden 373 bin ton şeker eşdeğerine yükselmiştir. Sağlık riskleri tüm dünyada tartışma konusu olan YYT için Türk Gıda Kodeksi Katkı Maddeleri Yönetmeliği ile belirlenen maksimum kullanım limitleri de üretimin yüzde 25’inde aşılmıştır. Yani, YYT kullanan üreticilerin yüzde 25’lik üretimlerinde yasal limitlerin
üstünde kullanım söz konusudur. Her aşamasında ülke insanına ve ekonomisine gelir bırakan yüksek katma değerli pancar şekeri yerine yurt dışına transfer edilen yüksek karlara sahip NBŞ lobisinin tercih edilmesi Türk işçisinin, Türk pancar üreticisinin mezarını kazmak anlamına gelmektedir.
ŞEKER KURUMU’NUN SEKTÖRE ŞAŞI BAKMASI MİLLİ FELAKET GETİRİR
Kuruluş amacı, Türk Şeker Sektörünü düzenlemek, korumak ve yaşatmak olan Şeker Kurumunun freni patlamış kamyon gibi yoldan çıkarak her seferinde pancar üreticisi yerine hizmet etmek ve bu kuruluşun çıkarlarını düşünmek yerine Nişasta Bazlı Şeker sektörüne hizmet eder nitelikteki söylemleri, siyasi karar vericilere de yanlış kılavuzluk etmektedir.
Gürültü kirliliği içinde bugüne kadar sektöre dair pozitif kararların alınmasının önüne geçen kişi ve kurumlar yerine, toprağı, geleceği ve ülkesi için çalışıp üretmeye devam edenlerin sözüne kulak verilmesinin artık zamanı gelmiştir. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın şeker sektörüne ilişkin içinde pancar üreticilerinin olmadığı, dünya gerçeklerinden uzak bugün bilinçli olarak içinden çıkılamaz duruma getirilmiştir. Şeker­İş Sendikası, ülkemizin yararı için şeker ithalatından derhal vazgeçilmesini, NBŞ temelli çarpık şeker politikalarının terk edilerek pancar şekeri üretiminin arttırılmasını, entegre üretim süreci ile katma değer üretme potansiyeli son derece yüksek olan pancar tarımında AR­GE teşvikleri ile sürdürülebilirliğin esas alınmasını, sektör sorunlarının bütün tarafların görüşleri alınarak kollektif akıl ile belirlenmesini ve her şeyden önemlisi mutlak suretle pancar üreticisinin de içinde olduğu bir modelle şeker üretiminin garanti altına alınmasını öngörmektedir. Kandırmada usta, göz boyamada markalaşan Şeker Kurumu’nun mümeyyiz vasıflarını kaybetmiş yetkililerini ise gerçekleri kamuoyundan saklamamaları ve şeker ithalatıyla tatlı vurgun yapan omurgasızlara pirim vermemeleri konusunda uyarmakta ve artık bir an evvel pancar çiftçisinin elinden tutulmasını beklemekteyiz.”

Düşünceni söyle, yorum yaz...