19 Ekim 2012 Haber Yayın Tarihi:

“ÖRGÜTSÜZ TOPLUMLAR KULLUĞA MAHKÛMDURLAR”


Cumhuriyet Halk Partisi İl Başkanı Cengiz Atlas, örgütlü olan toplumların hak mücadelesinde, bilimde, kültürde, sanatta ve sosyal alanda her zaman ilerde olduğunu belirterek, “Örgütsüz toplumlar kulluğa mahkumdurlar” dedi.
Türk-İş İl Temsilcisi ve Şeker-İş Şube Başkanı Sefer Kahraman, Belediye-İş Şube Başkanı Mehmet Şen ve Çimse-İş Şube Başkanı Özhan Çelik’ten oluşan heyet dün CHP İl Başkanlığı’nı ziyaret etti.
CHP İl Başkanlığı’na seçilen Cengiz Atlas ve ekibini tebrik etmek amacıyla bu ziyareti gerçekleştirdiklerini belirten Türk İş İl Temsilcisi Kahraman, sendika olarak Çorum’daki gerek iktidar, gerek muhalefet, gerekse de meclis dışındaki partilerle her zaman yakın işbirliği içerisinde olduklarını söyledi.
Ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getiren CHP İl Başkanı Cengiz Atlas ise, sendikaların demokrasinin vazgeçilmez unsuru olduğunu ifade etti. Sendika denilince akla örgütlü toplumun geldiğini kaydeden Atlas, “Örgütlü olmayan toplumlar yok olmaya, kul ve köle olmaya mahkumdurlar. Örgütlü toplum olduğun zaman hem hak mücadelesinde, hem kültürel ve sosyal alanda zaferin altına imzanı atmış olursun. Demokrasinin, cumhuriyetin, insan haklarının olmadığı toplumlara baktığımızda onlar kuldur, köledir, ötekileştirilmiştir. İş hayatına katkı sağlayan emekçi kardeşlerimiz sendikalara güç vermeli, korkmadan üye olmalıdır” dedi.
Atlas, konuşmasına şu şekilde devam etti:
“Ülkemizde ne yazık ki bazı sendikalar gerçek işlevinden uzaklaştırılmış, temsil ettiği kesimin haklarını savunmak yerine yönetici kesimin işaret ettiğini yapar hale gelmiş. Bazı sendikalar ise her türlü baskıya, hukuksuzluğa karşı üyelerinin haklarını savunmak adına mücadelelerini devam ettiriyor. Türk-İş de bunlardan birisidir.
Türkiye’de büyük bir özelleştirme furyası yaşanıyor. Ulusal kurtuluş savaşımızda elde ettiğimiz kazanımlar bugün masa başında birer birer satılıyor. Şuan önümüzde şeker fabrikalarının özelleştirilme süreci var. Hükümet vazgeçti gibi görünse de tekrar özelleştireceği ortaya çıkmıştır. Tekel 290 milyon dolara satılmış. O gün Tekel’i alanlar milyarlarca dolar kâr ettiler ve daha sonra 2.5 milyar dolara sattılar. Bu giden para tüyü bitmemiş yetimin parasıdır. Şeker fabrikalarında da aynı oyun oynanmak isteniyor. Şeker pancarı bizim ülkemiz için stratejik bir üründür. Türkiye’de üretimin durdurulması isteniyor. Üretimin olmadığı ülkelerde fakirlik olur, yoksulluk olur, insanlık onuru ayaklar altına alınır.
10 yılda geldiğimiz noktada şeker pancarı üreticisinin bitirildiğini, buğday ve arpa üreticisinin bitirildiğini görüyoruz. Köyleri boşalttığınız anda her şeyi ithal eder hale getirirsiniz. İthalatın sonu da dışa bağımlılıktır. Buna masa başında işgal derler. Artık savaşlar 50-60 yıl önceki gibi topla, tüfekle, kılıçla olmuyor. Savaşlar ekonomik alanda yapılıyor.
Biz CHP olarak, işçinin, emekçinin hakkını araması noktasın da elimizden geleni yapmaya hazırız. Biz de sendikalar gibi aynı şeyi savunuyoruz ve diyoruz ki emek en yüce değerdir. Sendikalar bizim olmazsa olmazımızdır. Onlarla aynı kulvarda yan yana yürüyoruz. Bu nedenle her zaman sendikaların emrindeyiz.”

KURUCUSU VE BAŞYAZARI

KÖŞE YAZARLARI

Düşünceni söyle, yorum yaz...