27 Eylül 2012 Haber Yayın Tarihi:

CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, 6098 Sayılı Türk Borçlar Yasası’nın bazı maddelerinde değişiklik yapılması istemiyle TBMM Başkanlığına 2 ayrı kanun teklifi verdi.
Milletvekili Köse, verdiği kanun tekliflerinde 6098 sayılı yasanın 583 ve 584. maddelerinde bazı değişiklikler yapılmasını teklif etti.
6098 sayılı yasanın 583. Maddesinin 1. Fıkrasında kefaletin kurucu şekil şartı olarak kefilin ‘kendi el yazısı’ ile beyanda bulunması, bu beyanında kefaletin türü, sorumlu olduğu azami miktar ve kefaletin tarihinin de yazılmasının zorunlu kılındığını vurgulayan Milletvekili Köse, aynı yasanın 20. Maddesi nazara alındığında ayrık durumlarda yorum ile boşluğun doldurulmasının mümkün gözükmediğini kaydetti.
Ülkemizin sosyal yapısı, okuma-yazma oranı ile doğuştan veya sonradan engelli durumuna düşen yurttaşlarımızın durumunun yasa hükmünde nazara alınmadığını vurgulayan Köse, “Yasa metninin lafzi yorum ile ve yasanın 20. Maddesi çerçevesinde yorumlanması halinde uygulamada şekil şartının katı olarak uygulanacağı düşünülmektedir. Öte yandan yasada açıkça düzenlenmeyen bir hususta boşluğun uygulamada Yargıtay tarafından doldurulmasını beklemek erkler ayrılığı prensibine uygun düşmeyecektir.
Kefil olma da diğer hukuki haklar gibi hak ehliyetini ilgilendiren bir durumdur. Günümüzde basit bir abonelik sözleşmesinde dahi kefaletin arandığı nazara alındığında anılan yasa hükmünün vaki haliyle uygulanması halinde hak ehliyetinin sınırlanması söz konusu olacaktır ki bu durumun Anayasa’ ya aykırı olduğu açıkça ortadadır. Keza engelli yurttaşlarımız için pozitif ayrımcılığın gerektiğini müşterek kabulde olduğu günümüzde engelli yurttaşlarımızın hayatını zora koşacak ve hak ehliyetinin sınırlayacak vaki uygulama isabetli değildir.
İzah olunan nedenlerle 6098 sayılı yasanın 583. Maddesine “Yasanın mevcut hali ile uygulanması halinde, doğuştan veya sonra ilgili uzuvlarını kaybeden veya sakat olan kimseler, uzuvlarını yazı yazmak için elverişli olarak kullanamayan kimseler, okuma yazma bilmeyenler, için “kefil olamama” sonucunu doğuracaktır” şeklinde bur fıkra eklenmesi uygun olacaktır. Eklenecek bu fıkra ile bu eksiklik ve ayrılık giderilecektir” dedi.
CHP Çorum Milletvekili Tufan Köse, 6098 sayılı yasanın 584. Maddesindeki düzenleme ile aile ekonomisinin eşin kefaleti nedeni beklenmedik yük altına girmesinin engellenmesi çabası, bu husustaki uyuşmazlık ve yakınlar nazara alındığında yerinde ve isabetli olduğunu dile getirerek, “ne var ki, günümüz koşullarında eşlerden birisinin ekonomik bir çaba ile aile ekonomisini geliştirmek istemesi veya ticari işlerinin devamı için yapılacak iş ve işlemlerde 3. Kişi ve kuruluşların şahsi kefalet verilmesini istemesi kuvvetle muhtemeldir” dedi.
Örneğin yurt dışı mal karşılığı akreditif ile mal alımı veya satımı gibi bir işlemde işlemin yapılması için aracı kurum veya bankanın garantörlük için firma haki ortağı veya ortaklarından şahsi kefalet istemesi halinde işlemin yapılabilmesi için kefalet, kefaletin alınabilmesi için de eşin rızası şartının arandığını anlatan Köse, “bu halde bir mal almak veya satmak veya sair ticari işlem yapılması hali aile ekonomisinin varlığı ve gelişmesi için hayati önem arz edebilecektir.
Yasa koyucu bu hükmü düzenlerken, kefaleti istenen eşe rıza göstermesi gereken diğer eşin bu hakkını kötüye kullanması ihtimalini nazara almamıştır.
Bu hal ve ihtimalde kefalete rıza gösterilmeyerek de aile ekonomisinin zarara uğratılması, muhtemel bir faydadan yoksun bırakılması ve hatta kefalete rıza isteyen eşin ticari hayatının sona ermesi dahi olasılık dâhilindedir.
Yasa hükmünün uzun yıllar bu haliyle uygulanması haksız olarak rıza verilmesi nedeni ile eşler arasında baş gösterebilecek anlaşmazlıklardan kaynaklı boşanma taleplerinin artmasına neden olacak, bu şekilde de Anayasa ile güvence altına alınmış olan “Ailenin Birliği” tehlikeye sokulmuş olacaktır” uyarısında bulundu.
Milletvekili Köse, bu maddeyle ilgili TBMM Başkanlığına verdiği kanun teklifinde madde gerekçesi olarak şunları sıraladı:
.”MADDE 1-. 6098 sayılı yasanın 584. Maddesine bir fıkra elenerek eş rızasının haksız olarak verilmemesi halinde hâkime yetki tanınmalı, işlemin aile ekonomisi için faydalı veya rıza isteyen eşin ticari yaşamının devamı için çok önemli veya zorunlu olduğunun tespiti halinde mahkeme tarafından “eşin kefalete rıza göstermemesi halinin haksızlığının ve kefil adayı eşin kefale vermesinin aile ekonomisi yönünden uygunluğunun tespiti” hususunda hüküm tesis etme yetkisi tanınmalıdır. Konunun mahiyeti, aile ekonomisinin korunması amacı nazara alınarak uyuşmazlığın Aile Mahkemesinde değerlendirilmesinin ve yeni uyuşmazlıkları ve aile içi huzursuzlukları engellemek maksadı ile uyuşmazlığın dosya üzerinden değerlendirilmesinin uygun olabileceği düşünülmektedir
MADDE 2- Bu şekilde 6098 sayılı yasanın 584. Maddesinde düzenlenen “kefalete eş rızası” konusunda rıza istenen eşe tanınan hakkın kötüye kullanılmasının engellenebileceği değerlendirilmektedir”

Düşünceni söyle, yorum yaz...