6 Şubat: Unutmak Öldürür, Hatırlamak Yaşatır

Bu satırlar, eski yaraları deşmek için değil; o yaraların neden hala kapanmadığını anlamak ve bir daha aynı enkazların altında kalmamak için kaleme alındı. 6 Şubat bizim için bir takvim yaprağı ya da bir yıldönümü değil. Ekranlardan enkaz görüntüleri çekildiğinde acıların bittiğini sananlara karşı bir hakikat nöbetidir.
Bir Mühendisin Gözünden: Afşin’de 15 Gün
Depremin hemen ardından gönüllü olarak Maraş’ın Afşin ilçesinde hasar tespit çalışmalarına katıldım. Orada sadece beton yığınlarını değil, bir toplumun geleceğe dair sarsılan güvenini gördüm.

İletişim Bir Lüks Değil, Yaşamsal İhtiyaçtır
Normal zamanda faturası bir gün gecikince kesilen telefonlar, en çok ihtiyaç duyulan anda sustu. Baz istasyonları çöktü, internet erişilemez oldu. Vatandaştan düzenli ödeme bekleyen sistem, vatandaşın can havlinde sınıfta kaldı.

Teknik İhmalin Anatomisi: Betonun Soğuk Yüzü
Bir mühendis olarak sahada gördüğüm tablo, doğal bir afetten ziyade teknik bir cinayetin delilleriydi:

  1. Eksik Donatı ve Zayıf Beton: Projeyle örtüşmeyen, çalınmış malzemeler.
  2. Sıvılaşan Zeminler: Taşıyıcı sistemleri devre dışı bırakan, yapıları kağıt gibi deviren zayıf zemin etütleri.
  3. Ders Alınmayan Coğrafya: Bugün Maraş’ta yıkılan binaların yerine yine aynı zayıf zeminlerde çok katlı binalar yükseliyor. Sanki binlerce can gitmemiş, sanki 6 Şubat hiç yaşanmamış gibi…
    "Normalleşme" Kimin İçin?
    Deprem, sadece duvarları yıkmadı; hayalleri, eğitimi ve aile birliğini de yıktı. Bugün "normalleşme" adı altında sunulan süreç, maalesef mağduriyetlerin üzerini örtmekten öteye gidemiyor.