31 Aralık 2019 Haber Yayın Tarihi:

Aykırı Müftü, “HİNDİ YİYİN AMA KUL HAKKI YEMEYİN”

Çorum İl Müftü Yardımcısı Adnan Zeki Bıyık, yaklaşan yeni yıl öncesi vatandaşlara önemli bir uyarı yaparak “Hindi yiyin ama kul hakkı yemeyin” dedi. Torpil” deyince tüyleri diken diken olan Çorum İl Müftü Yardımcısı Adnan Zeki Bıyık, “Torpil yapmayı dinine aykırı görmeyenin dini İSLAM değildir” diyor.

TORPİL, İSRAF VE LİYAKAT VURGUSU

Mazlumların Müftüsü olarak bilinen Adnan Zeki Bıyık, yazılarında ve paylaşımlarında torpilin, israfın, liyakat sahibi olmayanların yüksek mevkilere getirilmesinin ülkenin en büyük sorunu olduğunu dile getiriyor. Yaklaşan yeni yıl öncesi bir kez daha uyarıda bulunan Müftü Yardımcısı Bıyık, “Hindi yiyin ama kul hakkı yemeyin” ifadesini kullanıyor.

MAKAMLARIN KÖTÜYE KULLANILMASI

Bıyık, bir başka paylaşımında ise “Allah kuluna mevki de verir makam da verir ama sorar ne yaptın diye. Mevkisini, makamını kötüye kullananların, torpille eşe dosta işverenlerin, hak edenin ise hakkına yüz çevirenlerin hesap yeri cehennem olacaktır. Herkes harıl harıl ahiretini hazırlıyor. Kimi hak yolunda, kimi şer” cümlelerine yer vermiş. Mazlumların Müftüsü Adnan Zeki Bıyık’ın bir yazısını aynen paylaşıyoruz:

CEHENNEM, HİNDİ YİYENLERDEN ZİYADE KUL HAKKI YİYENLERLE DOLU OLACAK

İngilizce sözlüklere bir bakın, hindinin İngilizcesi neymiş. Göreceksiniz, hindi bizden biri. Her sene yılbaşında birçok vaiz, müftü, ilahiyat hocası, ekranlarda ya da gazetelerindeki köşelerinde “Yılbaşında Hindi Yemeyin” derler. Bunu demelerinin sebebi hindi yemenin normal zamanlarda günah olduğu için değil de “gavura benzersek onlar gibi oluruz” düsturuna dayanmaktadır. (Keşke insan hakları cihetiyle ve suç işlendiğinde kayırma olmaması yönüyle benzeyebilseydik. Örneğin torpilli bir şahıs ülkemizde kırmızı ışıkta geçiyor, polis ceza yazmak için durdurduğunda “Benim kim olduğumu biliyor musun” hokkabazlığı ile karşılaşıyor. Bunu Avrupa’da yapamazsın, adamı hemen oyarlar.) Konuya dönersek önce belirtmek isterim ki Noel ayrı bir şey yılbaşı ayrı bir şey. Noel 25 Aralık tarihinde Hıristiyanların kutladığı bir bayramdır. Onlar ya Noelde ya da yılın son gecesinde hindi yiyorlarmış, onun için biz Müslümanlar da o gece hindi yersek onlara benzermişiz. Yıllarca toplumumuza bu anlatıldı.


Şimdi gelin şöyle bir şu kendilerine hindi yemeyerek güya benzememeye çalıştığımız gavurların ürünlerine bir bakalım…
Peynir ekmek gibi tükettiğimiz ürünler: Hepimizin evinde, iş yerinde bulunan baş tacı elektronik ürünler: Şintoist yani putperest Japonya’nın ürünleri: Sony, Pioneer, Panasonic, Nec, Seiko, Casıo, Fujitsu, Canon, Apple, Nikon, National, Aiwa, Toshiba, Jvc.


İçinde Kuran, ilahi, Türkü, dinlediğimiz, birbirimize hava attığımız putperestlerin araba markaları:

*Mitsubishi, Nissan, Toyota, Isuzi, Honda (Bunlar Türkiye’den ziyade en çok Suudi Arabistan’da kullanılmaktadır. Putperestliği Peygamberimizin o topraklardan kazımış ama, ekonomik anlamda şuandaki hanedan ülkeyi putperestlere teslim etmiş durumda…

Budist yani Putperest Kore Malları: Hyundai, Samsung, LG, Humax, Kaon, Peyss
Budist yani Putperest Taiwan Malları : Acer, Abit, Epox, Beng, Asus
Fransa (Hristiyan) : Alcatel, Sagem, Peugeot, Citroen, Renault
Finlandiya (Hristiyan) : Nokia
Almanya (Hristiyan) : Mercedes, Mercedes, Bmw, Audi, Volkswagen, Adidas, Puma, Grundig, Loewe, Schaub&Lorenz, Blaupunkt,Porsche, Siemens, Aeg, Bosch, Opel
İsveç (Hristiyan): Saab,Volvo, Ericsson, Daf, Scaina, Tetrapak, Abbtraction
İtalya (Hristiyan): Ferrari, Lamborgini
Hollanda (Hristiyan): Phillips
ABD (Hristiyan-Musevi): Nike, Dell, Amd, IBM, Intel, Hp, Compag, Sun, Kodak, Lewis, Xerox, Marlboro, Viewsonic
İsrail ve destekli ürünler (Musevi) :
İsrailin her yere girmiş ürünleri o kadar çok ki buraya yazarsam bana yazacak bir yer kalmayacağından birkaç tanesini yazıyorum. Algida, Burger King, Cappy, Doritos, Domestos, Dove, Dunhill, Disney, Elite Cafe, Evian, Elidor, Estée Lauder, Fruko vs…..


Değerli okurlarım, daha birçok Batılı ülkeler ve Uzakdoğu ülkelerinin ürünleri var ama hepsini aldığımda yazı uzayıp gider.
Şimdi Putperest, Hristiyan, Yahudi olan bu ülkelerin ürünleri bu kadar hayatın içine girmişken tamamen yerli malı olan hindiye düşmanlığın sebebi ne olabilir. “Suçluluk psikolojisi”…Kendin bir şey üretme, kitap okuma, kendi sanayini oluşturma, dizi izleyerek ömür geçir sonra kalk de ki “hindi yemeyin”. Bunlar 3. Dünya ülkelerinin kamuflaj manevraları, kendi beceriksizliklerini, tembelliklerini örtbas etmek için yapılan manipülasyonlar…
Allah aşkına bu ne iştir Ya Hu! Yutarken salkımı verme millete talkını….Bu milleti uyandırın, yıllarca uyuşturdunuz, lades kemikleri ile, hindi vaazları ile, haram para ile hacca gidilebilir hokkabazlıkları ile Aziz milletimizi uyuşturdunuz. Bu millete şunları söyleyin artık;
-“Devamlı okuyun, çalışın, laylaylomla ömür geçirmeyin, bilgi toplumu olmak için iyi nesiller yetiştirin, kendi sanayinizi üretin, ithalat değil ihracat yapar hale gelin, inançlı ve milli olun, değerlerinize sahip çıkın, bölünmeyin, kötü alışkanlıklardan (uyuşturucu vs müskirattan) tertemiz bedenlerinizi ve ruhlarınızı koruyun, harama helale dikkat edin , yetim hakkından kamu hukukuna tecavüz etmekten sakının, büyüklerine saygılı bir nesil oluşturun genç nesle koruyucu ve sevecen yaklaşın, yaşlılar yurtlarına anne ve babalarınızı bırakmayın, lisan öğrenin, teknoljik gelişmeleri takip edin, cahil kalmayın, sevgiyi ve hoşgörüyü bir virüs gibi yayın.”

Sözün özü; Her çağda iki büyük güç vardır biri bilgi diğeri ekonomik güçtür. Ürünleriyle bizi esir etmiş ülkelere kıyasladığımızda kitap okuyanların nüfusa oranları şöyledir:
Japonya % 14
ABD % 12
Almanya % 11
İngiltere % 11
Türkiye % 0,01
O sıfırları görünce yorum yapmıyorum. Kafam çok bozuluyor çünkü…


Ekonomik güce gelince; bindiğimiz arabaların, başköşemizdeki televizyon ve bilgisayarların vesair ürünlerin kime ait olduğuna baktığınızda durum ortaya çıkar. Hal böyle olunca ekonomik olarak da okuyup arı gibi çalışma olarak da aramızda uçurumlar olan bu sözüm ona gavurlar bizi bu kadar kafese koymuşken, bizi bu kadar iktisadi manâda sömürürken, bizi bu kadar garbize etmişken, bizi bu kadar kendilerine öykündürmüşken, hindi yemeyerek onlara benzemeyelim muhabbetine girmek ölüm döşeğinde can çekişen hastaya; “kebap yeme kâfir olursun” demek gibi lüzumsuz bir şey kanımca…Onun için ben derim ki, bu kadar gavur ürünü ile tegavvür etmişken! Yüzde yüz yerli malı olan hindiyi yerseniz az bir şey yerli olursunuz belki. Kötü bir haber vereyim size, yerli hindinizi yine maalesef gavurun fırınında pişireceksiniz…

***Siz siz olun Hindi yiyin!, Kul hakkı yemeyin ***

Cehennem, hindi yiyenlerden ziyade kul hakkı yiyenlerle dolu olacak… Çünkü Yüce Allah hukukullah denilen kendine ait hakları tevbe edildiğinde bağışlar ama kul-kamu hakları yiyenleri bağışlamaz. Hele hele yetim hakkı yiyenleri…Bunu bize KUR’AN ÖĞRETİYOR.

Allah yeni seneyi giden sene gibi kötü anılarla andırtmasın, ülkemizi her türlü bölünmeden ve muhtelif mazarrattan muhafaza eylesin, mutlu huzurlu sağlıklı yıllar versin hepinize…

Bu da şiirimiz;

HİNDİ DÜŞMANI ZÜBÜK NİCOLA

Toyota’ya Honda’ya bin bin
Tatile git Audı’yle tin tin
Çıkartırsın Mercedes’de cin cin
Hindi düşmanı Zübük Nicola


Araban Volvo telefonun Nokia
Bilgisayar asus’tan hayatın kopya
Kendine Japonya bize Konya
Hindi düşmanı Zübük Nicola

Düşünceni söyle, yorum yaz...