Kadın Meclisi,”Döktüğünüz her damla gözyaşının ve kanın hesabını soracağız”

Çorum Kadın Meclisi üyeleri, Mehmet Akif Ersoy Caddesinde, ayrıldığı eşi tarafından kendi annesinin silahıyla başından vurularak katledilen Gökşen Ş.nin katledildiği yerde basın açıklaması yaptı.

Çorum Kadın Meclisi üyeleri 50 civarında kadının katılımı ile Gökçen Ş. Ve diğer katledilen 10 larca kadın adına sessiz kalmayacaklarını haykırdılar.

Çorum Kadın Meclisi üyeleri basın açıklamasında şunları söyledi. “Gökçen henüz 20 yaşındaydı. Çocukken evlendirilmiş, daha kendisi çocukken çocuk sahibi olmuş, kendisinin rızası olmadan içine atıldığı, ona dayatılan hayattan kaçıp geldiği Çorum’da ki sığınma evinden henüz çıkmıştı. Kendine yeni bir hayat kurmaya çalışan genç bir kadındı. 30 Haziran Pazar günü, şehrin orta yerinde, boşanma aşamasında olduğu amcasının oğlu Selim Şişman tarafından, annesinin adına kayıtlı tabancayla başından vurularak öldürüldü.

Katilleri, daha Gökçen’in cansız bedeni soğumadan, işledikleri cinayeti meşrulaştırmak için hiç de yabancısı olmadığımız cümleleri arka arkaya sıralamaya başladı. “Korkutmak için…”, “aldatıyordu…”, “eve gelen gidenler…”, “bebeği için…”
Gökçen’in katillerini tanıyoruz. Gökçen gibi nicelerini öldürdüler. 2018 yılında Çorum’da 5 kadını öldürdüler. Sevgi Kökener, Gamze Kuru, Hanife Biçil, Elif Eker, Z.K. Hiçbirini unutmadık. 2019’un ilk altı ayında bu şehirde 4 kadını öldürdüler: Nada, Fatma Dibes Sezgin, Satı Gündür ve daha iki gün önce Gökcen Şişman. Her seferinde daha güçlü olduklarını sandılar; kendilerini yaşamlarımızın bekçisi saydılar; bizi kapatabileceklerini, dövebileceklerini, bize tecavüz edebileceklerini, bizi öldürebileceklerini düşündüler. Çaresiz ve güçsüz olduğumuzu varsaydılar. Değiliz! Yaşamlarımızı geri alıyoruz, bunu tersine çeviremezsiniz.
Katilleri tanıyoruz. İşledikleri cinayetlerin cezasını çekmemek için öne sürdükleri bahaneleri daha önce defalarca karakollarda, savcılık ifadelerinde, mahkeme salonlarında duyduk. Kabul etmedik, etmiyoruz. Kadınlar yaşam biçimleri nedeniyle değil, yaşamlarını geri almak istedikleri için öldürülüyor. Sığınma evlerindeki, koruma altındaki kadınlar öldürülüyor. Öldürülmediğimiz şehirler istiyoruz! Öldürdükleri kadınların arkasından sıraladıkları namus laflarıyla döktükleri kanı temizleyemezler, izin vermeyeceğiz. Hepinizden hesap soracağız, döktüğünüz her damla gözyaşının ve kanın hesabını soracağız. Kadınlar yaşamlarını tümüyle geri alıncaya kadar mücadele edeceğiz.”

Yorum Yaz

%d blogcu bunu beğendi: