13 Mayıs 2015 Haber Yayın Tarihi:

Mahkeme; ”Evraklar resmi değil” dedi

Sungurlu evrak 1 Sungurlu evrak 2 Sungurlu evrak 3 Sungurlu evrak 4Sungurlu Belediyesi eski Başkan Yardımcılarından Nükremin Dağaşan, geçtiğimiz yıl 30 Mart gecesi Belediyeden kaçırıldığı iddia edilen evraklarla alakalı açılan davada, eşyaların resmi belge niteliğinde olmadığının mahkemece tespit edildiğini söyledi. Nükremin Dağaşan, Sungurlu Gündem gazetesine yaptığı açıklamada, yeğeni Cemal Dağaşan ve odacısı Şaban Dağaşan’ın 30 Mart 2014 gecesi Belediyeden kendisine ait kişisel evrakları çıkarmalarından dolayı dönemin MHP İlçe Başkanı Musa Çoksezgin tarafından açılan davanın sonuçlandığını söyledi. Dağaşan, Sungurlu Asliye Ceza Mahkemesinde “Resmi belgeyi bozma, yok etme veya gizleme” suçundan kendi, yeğeni Cemal Dağaşan ve odacısı Şaban Dağaşan adına açılan davada mahkeme evrakların resmi belge olmadığını tespit ederek beraatlarına karar verdiğini vurguladı. O gün yaşanan olayı anlatan Nükremin Dağaşan, “Seçim akşamı Ak Parti’nin belediye seçimini kaybetmesi nedeniyle yeğenim Cemal Dağaşan’ı kendi kişisel eşyalarımı alması için Belediye’ye gönderdim. Cemal kendisine ait araçla belediyeye giderek, odacım Şaban Dağaşan ile birlikte kişisel eşyalarımı odadan aldığı esnada, ‘Belediye’den evrak kaçırılıyor’ yaygarası koparılarak arabanın önü kesildi ve kalabalık bir gurup belediyenin önüne toplandı. Daha sonra olay yerine polisin gelmesiyle kalabalık grup dağıtılarak savcının talimatıyla araç içerisinde bulunan özel eşyalarıma adli emanete alındı. Kaçırıldığı iddia edilen evraklar aslında şahsıma ait kişisel eşyalardır. Nüfus kayıt örneklerine ilişkin olanlar ise şahısların iş başvuru yapmaları sebebiyle bulundurulan evraklardı. Bunlar da fotokopiydi. Odam da resmi bir evrak bulunmamaktaydı. “şeklinde konuştu. Yeğeni Cemal’in o anki psikoloji ile özel eşyalarını hemen almasının yanlış olduğunu belirten Dağaşan, “Cemal’in konuşmamızın hemen ardından o anki psikoloji ile belediyeye gidip özel eşyalarımı alması tabi ki doğru bir hareket değil. Ertesi gün veya birkaç gün sonra alması gerekirdi. Ama ne kadar o an eşyalarımı alsa da ortada bir suç unsuru yok. Tamamı benim kişisel eşyalarım. Belediye ilgili hiçbir resmi belge yok arasında. Mahkeme zaten yaptığı incelemede klasör halinde bulunan dosyaların içerisindeki evrakların tümünün fotokopi ve evrakların resmi belge niteliğinde olmadığını tespit etti.” dedi. 5 yıl boyunca Sungurlu Belediyesinde görev yaptığını ifade eden Dağaşan, “O gece yaşananlar insani değerlere ve ahlaka aykırı davranışlardı. Bu olayın elebaşlarının bu berat kararından sonra utanıp, utanmayacaklarını merak ediyorum? Biz kamu vicdanında ve toplum vicdanında aklandık, zaten kendi vicdanımızda rahattı. Acaba, o gece bu toplumsal cinnete neden olanlarında vicdanları rahat mı? Kendi vicdanında aklanmazsa bile bu olayın takipçisi olacağız. Bize bu iftirayı atanlardan esas mahkeme olan Mahkeme-i Kübra’da hesaplaşacağız.” diye konuştu. Nükremin Dağaşan, Cemal Dağaşan ve Şaban Dağaşan’ın beraatlarına karar veren mahkeme, el konulan eşyaların sahibine iadesine hükmetti.

Düşünceni söyle, yorum yaz...