Haber Yayın Tarihi:

SP’den Ersoy’a Veryansın

  SP

Saadet Partisi (SP) İl Başkanı Faruk Cıdık, AK Parti’den Çorum Milletvekili Aday Adayı olan Prof. Dr. Arif Ersoy’un kararını tasvip etmediklerini açıkladı.

Dün parti binasında düzenlediği toplantıda muhabirimizin konuyla ilgili sorusunu cevaplayan Faruk Cıdık, “Davamız şahıslara bağlı değil. Her türlü engellemelere rağmen mücadelemizi sürdürecek ve Milli Görüş bayrağını layık olduğu burçlara taşıyacağız” dedi.

“Bu milletin eninde sonunda döneceği yer Milli Görüş kapısı” diyen Cıdık, AK Parti’den adaylığını açıklayan Çorum Belediyesi eski Başkanı Arif Ersoy’u eleştirerek, “40 yıldır savunduğu Milli Görüş davasına veda ettiğine göre ya AKP değişti ya da Arif Hoca” diye konuştu.

Ersoy’un tercihinin kendi meselesi olduğunu ve asla bir parti kararı olmadığını vurgulayan Cıdık, Saadet Partisi’nin seçimlere kendi adaylarıyla katılacağının altını çizdi.

Bazı teşkilat yöneticilerinin de hazır bulunduğu toplantıda konuşan SP İl Başkanı Cıdık, Milli Görüş Lideri Prof. Dr. Necmettin Erbakan’ı vefatının 4. yıldönümünde Çorum’da düzenleyecekleri bir organizasyonla anacaklarını söyledi.

Ülke ve dünya gündemine dair değerlendirmelerde de bulunan Cıdık, yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:

‘TEK ÇARE SAADET’

“Ülkemiz ve insanlık çok zor bir süreçten geçiyor. Bu süreci en iyi şekilde atlatabilmeyi ve yaşanan olumsuzlukları milletimizin görmesi için tüm gücümüzle bildiklerimizi anlatmaya devam edeceğiz. Yeni bir seçime daha giderken oturup iyice düşünüp öyle oy vereceğiz. Çünkü bilelim ki oy vermek büyük bir mesuliyet ve oy verdiğiniz kimsenin günahına da sevabına da ortaksınız. Bu itibarla bu seçimde oyumuzu ya ‘Amerika stratejik ortağımız, AB’ye gireceğiz, İsrail’in can güvenliği bizim birinci önceliğimiz’ diyen ABD taraftarı olan partilere ya da ‘ahlak ve maneviyat diyen, Allah’ın dini Peygamber’in emaneti olan  İslam Birliği’ diyen, faize karşı, zinaya karşı, emperyalizme, Siyonizm’e karşı, İslam kardeşliğinden yana olan bağımsız Türkiye diyen bu milletin kendi dünya görüşünü temsil eden Milli Görüş’ün tek temsilcisi Saadet Partisi’ne vererek Allah’ın rızasına nail olacağız.

Son yıllarda kadına şiddet arttı. Yöneticilerimiz radikal kararlar alarak bunun önüne geçeceğini zannediyorlar ama maalesef ülkeyi kutuplaştırarak her bir bireyi patlamaya hazır bir bomba haline getirdiler. Bunun örneğini İstanbul’da kartopu oynarken öldürülen Gazeteci Yazar Nuh Köklü ve Ege Üniversitesi’nde elim bir şekilde hayatını kaybeden Fırat Yılmaz Çakıroğlu olaylarında geçtiğimiz günlerde yaşadık.

Beyler teşhisiniz yanlış, herkesin başına birer jandarma dikseniz bu tür olayları önleyemezsiniz. Bu eğitimle olur. Önce ahlak ve maneviyatla olur. Okulda çocuklarımıza, Allah’ı, peygamberi, helali, haramı, ana baba sevgisini, komşu hakkını insana saygıyı, namus duygusunu, dünyayı, ahireti, hesap gününü öğretmeden olmaz, hiç bir şeyi düzeltemezsiniz.

‘RÜZGÂR EKTİLER FIRTINA BİÇİYORLAR’

Şu AKP hükümetleri 13 yıldan beri hiç bir şey yapmasaydı da Milli Eğitimi millîleştirseydi bu millete en büyük iyiliği yapmış olurdu. Bu AKP  13 sene bu yola girseydi geldiklerinde 8 yaşındaki çocuk şimdi 21 yaşında, vatanını seven tertemiz, saygılı, edepli Allah’tan korkan insana saygısı olan bir nesil görecektik.

Zinayı suç olmaktan çıkardınız, bu millete domuz etini yedirdiniz, cinsi sapıklara dernek kurdurdunuz, televizyonlarda her  türlü ahlaksız yayına göz yumdunuz. Ne bekliyordunuz, rüzgâr ektiniz fırtına biçiyorsunuz. Bir de Özgecanlar’ı iğfal edenlere ölüm tamtamları çalıyorsunuz, öğünün eserinizle. Tarihin en şerefli milletini ne hale getirdiniz. Hırsızı, zinacısı olmayan bir millettik. Şu hükumet iktidar olduktan sonra çok ezber bozdu. Öyle ki çevremizde ne kadar dostumuz varsa hepsiyle bizi düşman etti. Afrika’nın kuzeyinden alın şöyle bir bakın. Cezayir, Libya, Mısır, Suriye, Irak, İran, İsrail’in yanı sıra batı ve kuzeyimizdekiler zaten ebedi düşmanlarımız.

‘TÜRBEYİ BIRAKIP KAÇTILAR’

Biz Milli Görüş olarak CHP ile koalisyon hükümeti olduk, Kıbrıs’ı fethettik. AKP tek başına bizim olan toprağımızı bırakıp kaçtı. Süleyman Şah türbesini Suriye’den söküp Kobani’deki Kürdistan’a yerleştirdi. Bu uluslararası anlaşmalara aykırı. Kuzey Irak’ta olduğu gibi, Kuzey Suriye’de kurulacak Kürdistan torağına oldu bittiye getirilip yerleştirilmiş oldu. Yarın Kürtler burası bizim yurdumuz burada sizin bir hakkınız yok, siz Suriye ile anlaştınız bizi bağlamaz derse ne olacak. Bu mübarek insanın naaşını ortada bırakarak bu vebalin altından nasıl kalkacaksınız.

Her seçim önemlidir ancak bu seçim tüm seçimlerden daha önemli. Ülkemiz çözüm süreci safsatasıyla, komşularımız da zalim ABD ve uşaklarının emelleri uğruna yangın yerine döndü. İslam coğrafyası kan ağlıyor. Bu süreçte tüm siyasi parti ve sivil toplum örgütlerinin kurtuluş savaşında gösterilen mücadele gibi milli bir duruşla ülkemizi içinde bulunduğu bu durumdan kurtarmalı. Hükümetin başlatmış olduğu aslında ayrışma ve çözülme sürecini insanlarımıza çözüm süreci olarak aktarması ve hükümet milletvekillerinin dahi haberinin olmadığı bir süreç yaşanıyor. Bu süreç çözüm süreci değil, çözülme süreci. Kanla alınan, şehit kanları ile sulanan bu topraklar 3, 5 çapulcuya teslim edilemez. Analar ağlamasın mantığı yenilmişlik ve mandacılık mantığından başka bir şey değil. Bu şartlar altında Saadet Partisi’nin Meclis’e girmesi zorunlu bir hal aldı. Saadet Partisi meclise girerse bu çözülme süreci duracak ve iktidarı ile muhalefeti hep birlikte bu ülkeyi en güzel nasıl yönetiriz derdine düşecekler.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın dediği gibi, ‘Biz önceden milletin içerisine girdiğimizde bize oy verenler bizi sever, oy vermeyenler de bize saygı duyarlardı’ diyerek Milli Görüş dönemine olan özlemini söylemektedir. Şimdi ise bize oy vermeyenler bize düşman olarak bakıyorlar diyorlar. Sayın Arınç doğru söylüyor siz bu ülkeyi bölmeye ve kutuplaştırarak insanları birbirine düşman edip siyasi rantınızı büyütmeyi amaçlıyorsunuz.

Bugün yapılan Başkanlık Sistemi tartışmalarında karşı çıkanların hepsine bakın başkanlık sistemine değil başkan olacak kişiye karşı çıkıyorlar. Kutuplaştırarak, ayrıştırarak bu ülkede bir şeyler yapamazsınız bu ülkenin insanları sizlerin bu tuzak hile ve desiselerine kapılmayacak kadar zekiler. Hiç kimseye faydası olmayacak bu düzenbazlıklarınızdan vazgeçin ve ülkenin gerçek gündemine dönün.

‘YANAN ATEŞİ SÖNDÜRMEYE GELİYORUZ’

Adaleti ve kardeşliği esas alan sisteme biz Milli Görüş diyoruz. Bizim görevimiz, yanlış yola sapanları doğru yola davet etmek. Bu bir kardeşlik hukuku görevi. Bir itfaiye eri gibi çevremizde yanan ateşleri söndürmeye koşmalıyız. İnsanları, kardeşlerimizi yaşanan bu yangınlardan kurtarmalıyız.

Şimdiden 7 Haziran’da yapılacak genel seçimlerin ülkemiz ve tüm insanlığa hayırlar getirmesini yüce Allah’tan niyaz ederim. Saadet Partisi olarak seçim çalışmalarımızı tüm hızı ile sürdürüyoruz. Geçtiğimiz Pazar günü 23 aday adayı ile gerçekleştirmiş olduğumuz temayül yoklaması ile milletvekili adaylarımızın belirlenmesi için genel merkezimizle birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Seçimlere hazırlık ve eğitim programı kapsamında bugün Saadet Partisi Yüksek İstişare Kurulu Başkanımız Oğuzhan Asiltürk ve Genel Başkan Yardımcımız İsmail Hakkı Akkiraz’ın katılımı ile ÇESOB toplantı salonunda saat 19.00’da tüm ilçe teşkilatlarımızın katılımı ile eğitim toplantısı düzenleyeceğiz.

Yine merhum liderimiz efsane Başbakan Necmettin Erbakan hocamızın vefatının 4. seneyi devriyesinde ‘İslam Birliği ve Erbakan Haftası’ dolayısı ile Çorum Anitta Otel konferans salonunda Saadet Partisi Genel İdare Kurulu Üyesi Nihat Altıparmak’ın ve sanatçılarımızdan Ammar Acarlıoğlu’nun katılımı ile bir program düzenliyoruz. Bu programımıza tüm Çorumlu hemşerilerimizi bekliyoruz.”

Düşünceni söyle, yorum yaz...